23 Eylül 2019

Denizlerde gözle görülemeyen kirlilik

Körfezden toplanan çöp miktarı azaldı. Ancak tanker kazaları, sanayi atıkları, suya karışan plastik kirliliğin ‘gözle görülemeyen’ yanı olarak denizler ve insanlar için hâlâ risk taşıyor

Sercan Engerek

İzmir Körfezi’nde katı atık kirliliği konusunda son yıllarda azalma kaydedilirken tanker kazalarından, sanayi kuruluşlarından ve evsel atıklardan kaynaklı kirliliğin boyutu bilinmiyor. Deniz kirliliğinin gözle görülemeyen yanına dikkat çeken Deniz Temiz Derneği Proje Koordinatörü Saygın Yörük, “Yüzeydeki atığı pompalarla belki çekebiliyorsunuz ama dibe çöken taraf için yapabileceğimiz pek bir şey olmuyor. Bu durumdan denizlerin ekosistemi de doğrudan doğruya etkilemiş oluyor” dedi.

İzmir Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığının körfez temizleme çalışmaları kapsamında 2019’da haziran ayına kadar körfezden 280 ton yüzer çöp toplandı. Önceki yıllara göre toplanan atık miktarında azalma görülmesiyle körfezde kirliliğin azaldığına vurgu yapılırken, kirliliğin gözle görülemeyen yanı denizler için hâlâ risk taşıyor.

Deniz Temiz Derneği, denizlerin kirletilmemesine yönelik kıyı temizlikleri, okullarda öğrencileri bilinçlendirmek gibi etkinlikler düzenliyor. Derneğin Proje Koordinatörü Saygın Yörük, tanker kazalarıyla, sanayi atıklarıyla, yağlı sıvı, plastik atıklarla oluşan kirliliğin altını çizerek “Belki birebir gözle görünür bir şey değil ama sanayi kuruluşları için arıtma sorunu hâlâ çözülemedi. Sıvı atıkların çok az bir bölümü arıtılabiliyor. Bunlar hem su yollarımızı hem de denizlerimizi kirletiyor” diyor.

“Petrol sızıntısında her geçen saat önemli”

Tanker kazalarından kaynaklı petrol sızıntılarında ya da yağlı sıvı atıklar için tablonun vahim olduğunu ifade eden Yörük şunları söylüyor:

“Geçtiğimiz yıllarda Foça, Aliağa, Çeşme’de tanker kazasıyla sıvı salınımı meydana gelmişti. Yakın tarihler olduğu için onları örnek veriyorum ama dünya tarihinde çok daha fazlaları da var. Seneler evvel olan bir kazada bir su ürünleri hocamıza petrol sızıntısında tahribatın boyutunu soruduğumuzda müdahale edilmeden geçen her saatin bize yıllara mâl olduğunu, hattâ temizlenemeyeceğini söyledi.”

Deniz Temiz Derneği Proje Koordinatörü Saygın Yörük
“Pet şişeler kirliliğin gözle görülemeyen boyutu”

Deniz Temiz Derneği Proje Koordinatörü Yörük, denizlerde görülen diğer kirliliğin karadan gelen pet şişeler olduğuna değiniyor. “Katı atık olarak plastik, cam, metal gibi maddeler hâlâ denizleri kirletmeye devam ediyor” diyen Yörük, özellikle de plastik malzemenin doğada yüz yıl ila bin beş yüz yılda kaybolduğuna dikkat çekiyor:

“Denize atılan plastik belki de hiçbir zaman kaybolmuyor. Parçalana parçalana mikroplastik hâlini alıyor. Ancak mikroskobik ortamda görülebileceğini bir boyuta geliyor. Bu mikroplastik artık hayatımızın her yerinde… Aldığımız besinlerden içtiğimiz suya kadar her şeyin içinde bu plastik var. İşte işin gözle görülmeyen boyutu.”

“Eskiye göre umut verici”

Yörük, atıklarını denize boşaltan gemi ve tekneler için uyarıda bulunuyor. Son yıllarda marina ve iskelelerde uygulamaya giren mavi kart ile atık alım sisteminin olduğunu ancak atık alım tekneleri olmasına rağmen özel teknelerin hâlâ atıklarını denize boşaltmaya devam ettiğini de belirtiyor. Yörük şunları söylüyor: 

“Denizlerde atık konusunun bölge bölge değerlendirilmesi gerekiyor. Karşıyaka, Bostanlı, Güzelyalı sahili gibi insanların çokça gittiği yerlerde biraz daha evsel atık söz konusu. Limanlarda, iskelelerde gemi ve teknelerden gelen atıkları görmek söz konusu. Bölgesel olarak kirlilik değişiyor ama eskiye kıyasladığımız zaman insanların farkına varması anlamında süreci umut verici olarak görüyorum.

“İşin eğitim ve bireysel olarak bilinçlendirme boyutunda da herkesin katkı koyabileceği bir durum var” diyen Yörük, “Denizin dibinden de atık toplanıyor, kıyılardan da. Ama takdir ederseniz burada asıl meselenin temizlemekten ziyade denizleri hiç kirletmemek olduğunu aşılamaya çalışıyoruz. Çünkü bir saatlik etkinlikte yüzlerce kilo atık topladığımız oluyor ve ben biliyorum ki orada toplayamadığımız yüzlerce kilo daha atık var. Dolayısıyla iş evden, okuldan, bireyden başlıyor.” 


Bu haber, ilk olarak 23 Eylül 2019'da Ticaret gazetesinde yayımlanmıştır.