Sercan Engerek
Karaburun’da mahkemenin ‘ÇED olumlu raporu’ iptal edilmesinden
sonra RES’lerin tesis edileceği alandaki hareketlilik yöre sakinlerinde tedirginlik
yarattı. Mahkeme kararının ardından şirket bölgede 37 adet RES tesisi için
Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne ÇED başvurusu yaptı.
Karaburun Belediye Başkanı İlkay Girgin Erdoğan, toplam
RES’lerin yarımadanın yüzölçümü içindeki payının yüzde 71’i bulduğunu ifade ediyor.
Kent Konseyi Başkanı Goncagül Karaağaç ise “ÇED olumlu raporları mahkeme
tarafından defalarca iptal edilmesine rağmen santrallerin kurulacağı alanlara
bağlantı yolları açmak için çalışmaları devam ettiriyorlar” diyor.
“Yenilenebilir enerjiye karşı değiliz ama kapasite
artırılmamalı”
İzmir’in Karaburun ilçesi Pirenli Dağı, Kurkaya Tepe, Yayla
Düzü, Değirmentepe, Çataltepe, Mınıslı mevkilerinde Lodos Karaburun Elektrik
Üretim A.Ş’nin işlettiği Rüzgâr Enerji Santrallerinin (RES) kapasitesi
artırılmak isteniyor.
Mahkemelerin ‘ÇED olumlu’ kararlarını dört kez iptal etmesinden sonra firma 37 adet RES yapımı için Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) başvurusu yaptı. Çevre ve Şehircilik Bakanlığının ÇED açısından ‘yeterli’ bulduğu rapor halkın görüş ve önerisine sunuldu.
![]() |
| İlkay Girgin Erdoğan |
RES’ler ‘temiz ve güvenilir enerji kaynağı’ olarak biliniyor.
Ancak barınma alanlarına yakın tesis edildiğinde yaşam alanlarına, geçim
kaynaklarına zarar verdiği ve doğada tahribat yarattığı gerekçeleriyle eleştiriliyor.
RES’ler çalışırken ortaya çıkan toz zeytin ağaçları ve otları etkilerken,
Karaburun’un ünlü kılkeçisinde verimin düştüğünden şikâyet ediliyor.
RES’lerin yerleşim yerlerine yakın noktalarda inşa
edildiğini söyleyen Karaburun Belediye Başkanı İlkay Girgin Erdoğan, Karaburun’undaki
RES kuşatmasını şu sözlerle anlatıyor:
“Santral kanatlarını taşıyan dev TIR’ların geçişlerini
mümkün kılacak yol çalışmaları yüzünden doğada geri dönülmez tahribatlar
yapılıyor. Karaburun Yarımadası’nda, dar bir bölgeye bu kadar fazla santral
yapılmamalı. Yapılan hatalar vatandaşları yenilenebilir
enerjiye düşmanlık noktasına getirdi. RES’ler için tahsis edilen proje
sahalarının toplamının, yarımada yüzölçümünün yüzde 71’ini kapsamasının hiçbir
mantıklı izahı yok.”
Neden ‘Afete Maruz Bölge’ ilân edildi?
Geçen mart ayında 823 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararında Özel
Çevre Koruma Bölgesi (ÖÇK) olduğu belirtilen alanın içinde yer alan Yaylaköy’ün
tamamı 14 Ocak 2019 tarihinde Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile ‘Afete Maruz
Bölge’ ilân edildi.
Karaburunlular, 1950’de yaşanan heyelandan sonra 1963
yılında alınan ‘afete maruz bölge’ kararının, 1983 yılında Afet İşleri Genel
Müdürlüğü tarafından ‘heyelan riski bulunmadığı için’ kaldırıldığını hatırlatıyor.
Yöre sakinleri ocak ayındaki karara bölgede hiçbir jeolojik
çalışma yapılmadan alındığı, RES şirketinin önünü açmak için çıkarıldığı
gerekçesiyle tepki gösterirken, İzmir Jeofizik Mühendisleri Odası bölgede
inceleme yaptı.
“Karar bizi şaşırttı”
Bazalt kaya türünde bir zemin tespit ettiklerine dair rapor tuttuklarına değinen İzmir Jeofizik Mühendisleri Odası Başkanı Sinan Can Öziçer, “Maden Tetkik Araştırma Merkezi’nin raporunda da zemin bazalt olarak saptanmış. Bazalt dediğimiz ise çok sağlam bir zemin. Jeofizik araçlarla ölçüm yapılması en net bilgilere ulaşmamızı sağlayacaktır ama özellikle binalarla ilgili yaptığımız incelemelerde evler yığma ve taştan yapılmış olduğu hâlde, kuzey girişinde yüksek kotlu binalarda herhangi bir çatlak ve bozulma görmedik” diyor. Yaptıkları incelemeleri fotoğraflarla kayıt altına aldıklarını ifade eden Öziçer söze şöyle devam ediyor:
![]() |
| Jeofizik Mühendisleri Odası Başkanı Sinan Can Öziçer |
“Köyün kuzeyindeki yolun kuzey kesiminde, derme çatma besi
evleri bulunmaktadır. Bu evler, dik bir yamaca kurulu olmalarına karşın,
duvarlarında çatlak görülmemiştir. Aynı şekilde bahçe duvarları eski olmasına
rağmen bunlarda da herhangi bir yamulma ya da eğrilme yok. Herhangi bir şekilde
binalarla ve zeminle ilgili yeni bir kırık çatlak görülmediği hâlde ‘afete
maruz bölge’ ilan edilmesi bizi şaşırttı.”
“Santraller köylerin kenarına kuruluyor”
Karaburun Kent Konseyi Başkanı Goncagül Karaağaç ise firmanın lisansı iptal edilmesine rağmen Yaylaköy’de çalışmalara devam ettiğini söylüyor. Rüzgâr türbinlerinin alanda tahribata yol açtığını dile getiren Karaağaç, “RES’ler birbirlerine çok yakın oldukları için toplamda çok büyük bir alana denk düşüyor. Santraller köylerin kenarına kuruluyor ve kapasite artışına gidiliyor. Yıllardır ‘ÇED gerekli değildir’ kararlarına karşı açtığımız davalarla mücadele ediyoruz. İzmir 3’üncü İdare Mahkemesi’nin iptal kararı, şimdiye kadarki dördüncü ÇED kararı oldu” diyor.
“Keçi yetiştiricilerini kötü etkiliyor”
Karaağaç, yarımadada yaşam alanlarının dağların dik uzandığı
için sınırlı olduğunu hatırlatıyor: “Tarihi kadim köylerin dibine bu direkler
dikiliyor şimdi. RES’ler sadece dikildikleri alanları işgal etmiyor. Birbirlerine
elektrik iletimi için yollar yapılmak suretiyle bağlantı hatları da açılıyor.
Burada keçi yetiştiriciliği bitmek üzere. Eskiden 600 baş hayvanın olduğu sürüler
şimdi 200’e düşmüş durumda. Otlatacak yer kalmadığı ve yem fiyatları çok yüksek
olduğu için geçim alanları da ortadan kalkıyor.”
![]() |
| Hasseki Köyü, Karaburun |
Mahkemenin iptal gerekçesi
Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün RES’ler için verdiği
‘ÇED olumlu’ raporunun yürütmesinin, İzmir 3’üncü İdare Mahkemesi tarafından
durdurulduğu kararda; proje alanı sınırları içinde yeni yapılması planlanan
türbin alanının flora yapısı ile kuş yaşamı ve habitat alanlarına zarar
verebileceğine değinilerek şöyle denilmişti:
“Söz konusu türbinlerin yapılmak istendiği alanın flora
yapısı ve ornitolojik açıdan uygun olmadığı görüldüğünden, dava konusu
‘Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı’nın hukuka uygun olmadığı sonucuna
ulaşılmış ve açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.”
Bu haber, ilk olarak 26 Eylül 2019'da Ticaret gazetesinde yayımlanmıştır.
.png)


