26 Eylül 2019

Karaburun’da RES tedirginliği

Mahkemenin dördüncü kez ‘ÇED olumlu’ raporunu iptal ettiği RES’ler için firmanın hazırladığı rapor bakanlık tarafından kabul edildi. Karaburunlular ‘ÇED olumlu’ raporlarının birkaç kez iptal edilmesine rağmen alanda çalışmaların devam ettiğini belirtti

Sercan Engerek

Karaburun’da mahkemenin ‘ÇED olumlu raporu’ iptal edilmesinden sonra RES’lerin tesis edileceği alandaki hareketlilik yöre sakinlerinde tedirginlik yarattı. Mahkeme kararının ardından şirket bölgede 37 adet RES tesisi için Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne ÇED başvurusu yaptı.

Karaburun Belediye Başkanı İlkay Girgin Erdoğan, toplam RES’lerin yarımadanın yüzölçümü içindeki payının yüzde 71’i bulduğunu ifade ediyor. Kent Konseyi Başkanı Goncagül Karaağaç ise “ÇED olumlu raporları mahkeme tarafından defalarca iptal edilmesine rağmen santrallerin kurulacağı alanlara bağlantı yolları açmak için çalışmaları devam ettiriyorlar” diyor.

“Yenilenebilir enerjiye karşı değiliz ama kapasite artırılmamalı”

İzmir’in Karaburun ilçesi Pirenli Dağı, Kurkaya Tepe, Yayla Düzü, Değirmentepe, Çataltepe, Mınıslı mevkilerinde Lodos Karaburun Elektrik Üretim A.Ş’nin işlettiği Rüzgâr Enerji Santrallerinin (RES) kapasitesi artırılmak isteniyor.

Mahkemelerin ‘ÇED olumlu’ kararlarını dört kez iptal etmesinden sonra firma 37 adet RES yapımı için Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) başvurusu yaptı. Çevre ve Şehircilik Bakanlığının ÇED açısından ‘yeterli’ bulduğu rapor halkın görüş ve önerisine sunuldu.

 İlkay Girgin Erdoğan

RES’ler ‘temiz ve güvenilir enerji kaynağı’ olarak biliniyor. Ancak barınma alanlarına yakın tesis edildiğinde yaşam alanlarına, geçim kaynaklarına zarar verdiği ve doğada tahribat yarattığı gerekçeleriyle eleştiriliyor. RES’ler çalışırken ortaya çıkan toz zeytin ağaçları ve otları etkilerken, Karaburun’un ünlü kılkeçisinde verimin düştüğünden şikâyet ediliyor.

RES’lerin yerleşim yerlerine yakın noktalarda inşa edildiğini söyleyen Karaburun Belediye Başkanı İlkay Girgin Erdoğan, Karaburun’undaki RES kuşatmasını şu sözlerle anlatıyor:  

“Santral kanatlarını taşıyan dev TIR’ların geçişlerini mümkün kılacak yol çalışmaları yüzünden doğada geri dönülmez tahribatlar yapılıyor. Karaburun Yarımadası’nda, dar bir bölgeye bu kadar fazla santral yapılmamalı. Yapılan hatalar vatandaşları yenilenebilir enerjiye düşmanlık noktasına getirdi. RES’ler için tahsis edilen proje sahalarının toplamının, yarımada yüzölçümünün yüzde 71’ini kapsamasının hiçbir mantıklı izahı yok.”

Neden ‘Afete Maruz Bölge’ ilân edildi?

Geçen mart ayında 823 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararında Özel Çevre Koruma Bölgesi (ÖÇK) olduğu belirtilen alanın içinde yer alan Yaylaköy’ün tamamı 14 Ocak 2019 tarihinde Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile ‘Afete Maruz Bölge’ ilân edildi.

Karaburunlular, 1950’de yaşanan heyelandan sonra 1963 yılında alınan ‘afete maruz bölge’ kararının, 1983 yılında Afet İşleri Genel Müdürlüğü tarafından ‘heyelan riski bulunmadığı için’ kaldırıldığını hatırlatıyor.

Yöre sakinleri ocak ayındaki karara bölgede hiçbir jeolojik çalışma yapılmadan alındığı, RES şirketinin önünü açmak için çıkarıldığı gerekçesiyle tepki gösterirken, İzmir Jeofizik Mühendisleri Odası bölgede inceleme yaptı.

“Karar bizi şaşırttı”

Bazalt kaya türünde bir zemin tespit ettiklerine dair rapor tuttuklarına değinen İzmir Jeofizik Mühendisleri Odası Başkanı Sinan Can Öziçer, “Maden Tetkik Araştırma Merkezi’nin raporunda da zemin bazalt olarak saptanmış. Bazalt dediğimiz ise çok sağlam bir zemin. Jeofizik araçlarla ölçüm yapılması en net bilgilere ulaşmamızı sağlayacaktır ama özellikle binalarla ilgili yaptığımız incelemelerde evler yığma ve taştan yapılmış olduğu hâlde, kuzey girişinde yüksek kotlu binalarda herhangi bir çatlak ve bozulma görmedik” diyor. Yaptıkları incelemeleri fotoğraflarla kayıt altına aldıklarını ifade eden Öziçer söze şöyle devam ediyor:

Jeofizik Mühendisleri Odası Başkanı Sinan Can Öziçer

“Köyün kuzeyindeki yolun kuzey kesiminde, derme çatma besi evleri bulunmaktadır. Bu evler, dik bir yamaca kurulu olmalarına karşın, duvarlarında çatlak görülmemiştir. Aynı şekilde bahçe duvarları eski olmasına rağmen bunlarda da herhangi bir yamulma ya da eğrilme yok. Herhangi bir şekilde binalarla ve zeminle ilgili yeni bir kırık çatlak görülmediği hâlde ‘afete maruz bölge’ ilan edilmesi bizi şaşırttı.”

“Santraller köylerin kenarına kuruluyor”

Karaburun Kent Konseyi Başkanı Goncagül Karaağaç ise firmanın lisansı iptal edilmesine rağmen Yaylaköy’de çalışmalara devam ettiğini söylüyor. Rüzgâr türbinlerinin alanda tahribata yol açtığını dile getiren Karaağaç, “RES’ler birbirlerine çok yakın oldukları için toplamda çok büyük bir alana denk düşüyor. Santraller köylerin kenarına kuruluyor ve kapasite artışına gidiliyor. Yıllardır ‘ÇED gerekli değildir’ kararlarına karşı açtığımız davalarla mücadele ediyoruz. İzmir 3’üncü İdare Mahkemesi’nin iptal kararı, şimdiye kadarki dördüncü ÇED kararı oldu” diyor.

“Keçi yetiştiricilerini kötü etkiliyor”

Karaağaç, yarımadada yaşam alanlarının dağların dik uzandığı için sınırlı olduğunu hatırlatıyor: “Tarihi kadim köylerin dibine bu direkler dikiliyor şimdi. RES’ler sadece dikildikleri alanları işgal etmiyor. Birbirlerine elektrik iletimi için yollar yapılmak suretiyle bağlantı hatları da açılıyor. Burada keçi yetiştiriciliği bitmek üzere. Eskiden 600 baş hayvanın olduğu sürüler şimdi 200’e düşmüş durumda. Otlatacak yer kalmadığı ve yem fiyatları çok yüksek olduğu için geçim alanları da ortadan kalkıyor.”

Hasseki Köyü, Karaburun

Mahkemenin iptal gerekçesi

Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün RES’ler için verdiği ‘ÇED olumlu’ raporunun yürütmesinin, İzmir 3’üncü İdare Mahkemesi tarafından durdurulduğu kararda; proje alanı sınırları içinde yeni yapılması planlanan türbin alanının flora yapısı ile kuş yaşamı ve habitat alanlarına zarar verebileceğine değinilerek şöyle denilmişti:

“Söz konusu türbinlerin yapılmak istendiği alanın flora yapısı ve ornitolojik açıdan uygun olmadığı görüldüğünden, dava konusu ‘Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı’nın hukuka uygun olmadığı sonucuna ulaşılmış ve açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.”


Bu haber, ilk olarak 26 Eylül 2019'da Ticaret gazetesinde yayımlanmıştır.