Efeler Ligi’nde beş galibiyeti bulunan Arkasspor Voleybol Takımı’nın 2010 yılından beri teknik direktörlüğünü yapan Glenn Hoag, bir yandan da Kanada Milli Takımı’nı çalıştırıyor. En büyük hedefinin hem Arkas Voleybol Takımı’nı hem de Kanada Milli Takımı’nı şampiyon yapmak olduğunu belirten Hoag, “Her iki spor kulübü bana rüyalarımı gerçekleştirmek için izin verdi. Hem Arkas’a hem de Kanada Milli Takımı’na teşekkürü bir borç bilirim” dedi
Sercan Engerek
Türk sporunun gelişimine katkıda bulunma ve sağlıklı sportif
nesillerin yetişmesini sağlama amacıyla yola çıkan Arkasspor, voleybolda emin
adımlarla ilerliyor. 2019-2020 AXA Sigorta Efeler Ligi’nde 5. sırada yer alan
takım sezon başından beri dokuz maç oynadı. Beş galibiyeti bulunan Arkasspor, 2
Aralık’ta Atatürk Spor Salonu’nda Ziraat Bankası Spor’u 3-0 mağlup etti.
Arkas Voleybol Takımı’nın teknik direktörlüğünü 2010
yılından beri Kanadalı Glenn Hoag yapıyor. Kariyerinde Kanada Milli Takımı’nın
önemli bir yer tuttuğu Hoag ile Türkiye’ye gelişini ve voleybolu konuştuk.
Voleybolun meşakkatli bir spor olduğunu belirten deneyimli
Teknik Direktör Hoag, “Genel olarak voleybol futbol kadar popüler değil. Erkek
sporcuların çoğu futbola gidiyor. Bu yüzden bazen voleybolda sporcu bulmakta
zorlanabiliyorsunuz. Aşağı yukarı dünyanın her yerinde bu böyle. Ama kızlar
erkeklere göre daha sabırlı. O yüzden kızlar daha çok voleybola yöneliyor”
dedi.
• Voleybola nasıl başladınız? Sanıyorum ilk buz hokeyi
oynamışsınız…
Kanadalılar genelde spora buz hokeyi ile başlıyor. Ben de
genç yaşlarda buz hokeyi oynadım. Buz hokeyi çarpışmalı bir spor. 15-16
yaşlarına geldiğimde ailem dişimi kaybetmemi veya herhangi bir sakatlık yaşamamı
istemediği için voleybola yönlendirdi. Spora voleybol ile devam ettim. Her tür
sporu çok seviyorum. Basketbol ya da voleybol arasında tercih yapmam gerektiğinde
voleybolu seçtim. Hem lise hem de üniversite döneminde voleybol oynadım.
Üniversitede ise beden eğitimi öğretmenliği branşında master yaptım. Aynı
zamanda üniversite takımında oynadım.
• Beden eğitimi öğretmenliği eğitimi almış olmanızın
voleybola nasıl bir etkisi oldu?
Öğretmenlik mezunu olmamın teknik direktörlüğe giden yolda
çok faydası oldu tabii… Üniversitedeyken zaten profesyonel olarak voleybol
takımındaydım. 1981’de Kanada Milli Takımı’nda oynamaya başladım. Ancak
gelecekte antrenörlük yapabileceğimi düşündüğüm için bu alanda çalışmalarımı
devam ettirdim hep…
• Arkasspor’la yollarınız nasıl kesişti?
Polonya’da Şampiyonlar Ligi’nde Play-off dönemiydi. Bir gün yanıma Arkasspor Dış İlişkilerden Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Bahadır Osman geldi ama kim olduğunu henüz bilmiyordum. ‘Konuşabilir miyiz?’ dedi. Turnuvadan sonra konuşabileceğimizi söyledim. Bahadır Bey, daha sonra güzel bir sunum yaptı. Slovenya takımında da son yılımdı. Bu Arkasspor için ilk adım olmuştu. Lucien Arkas, hayal kurup hayallerinin peşinden giden bir insan. Benim de rüyam hem Kanada Milli Takımı’nı hem de Arkas’ı şampiyon yapmak. İkisi de bana rüyalarımı gerçekleştirmek için izin verdi. Bana bu fırsatı tanıdıkları için her iki takıma da teşekkür ediyorum.
| Arkas Voleybol Takımı’nın teknik direktörü Kanadalı Glenn Hoag |
• 2010 yılından beri Arkas Voleybol takımının teknik direktörlüğünü yapıyorsunuz. Aynı zamanda Kanada Milli Takımı’nı da çalıştırıyorsunuz. Farklı ülkelerde farklı takımları eğitmek zor olmuyor mu?
İkisini yapmak gerçekten çok zor. 2006’da Kanada Milli
Takımı’nı Olimpiyatlara hazırladım. Her anını planlayarak geçirdiğimiz bir
süreçti. Sonra da Arkas’a geldim. Takımı daha iyi bir grup hâlinde yukarı
taşıyabilmek adına Arkas’ta da pek çok şeyi değiştirmek istedim. Önemli olan
nasıl yapmak istediğimi, farklı basamakları nasıl çıkmak istediğimi planlayabilmekti.
Aslında kulübü farklı noktalara taşıyan çok değerli teknik direktörler oldu.
Takımın bu anlamda önemli bir birikimi var. Şimdi Tilen Kozamernik gibi uzman
olan kişiler bulunuyor ekibimizde.
• Efeler Ligi’nin yanı sıra Arkas’ta altyapı sorumluluğunuz
da bulunuyor. ‘Türkiye için genç eğitimli nesiller yetiştirmek’ sizin için ne
ifade ediyor?
Lucien Bey’in kulüp için en önemli hedefi bu gelişimi
sağlamak. Bunun için de bir bina oluşturduk. Örneğin kondisyon anlamında küçük
yaştan büyük yaşa kadar bütün planlamaları yaptık. Kozamernik ile birlikte bütün
antrenörler için gençleri nasıl daha atletik ve çevik yapabiliriz diye bir doküman
hazırladık. Yöntem olarak hepsi planlamanın bir parçası. Gelişim olarak hangi
aşamalara geldiğimizi göreceğiz.
• Arkasspor’un 2019-2020 sezonundaki müsabakalarda
başarıları malûm ama diğer karşılaşmalar için hedef ne? Takım çalışmaları nasıl
gidiyor?
Bütün maçlar bizim için kritik. Birkaç sakatlığımız oldu.
Tabii bu sakatlıklar sonuçları etkiledi. Henüz çok genç bir takımız ve çok genç
oyuncular var. Aynı zamanda uzun vadeli düşünmemiz gerekiyor. Her maçı ayrı
ayrı düşünüp kazanmak için mücadele etmeliyiz. Gerçekten çok yetenekli bir
takım.
• Voleybol evrensel bir spor ama ülkelere göre farklılık
gösteriyor mu?
Tabii çok farklılık var. Mesela Kuzey Amerika’ya
gittiğinizde orada sadece öğrencilik hayatında voleybol daha yoğun. Profesyonel
bir lig yok çünkü. Üniversiteye gidiyorlar ve orada voleybol ile tanışıyorlar.
Ama Türkiye’de öyle değil. Voleybola başlaması sadece temel eğitim aldığı okulda
olmuyor. Bu avantaj tabii. Üniversitede başlamaktansa çok daha genç yaşta
voleybolla tanışmış oluyor. Hem öğrenciliği hem de voleybolu bir arada götürmek
çok zor. Ancak erken yaşlarda başlamak büyük bir avantaj.
• Voleybolu diğer sporlardan ayıran unsur ne?
Genel olarak voleybol futbol kadar popüler değil. Erkek
sporcuların çoğu futbola gidiyor. Bu yüzden bazen voleybolda sporcu bulmakta
zorlanabiliyorsunuz. Aşağı yukarı dünyanın her yerinde bu böyle. Ardından
popülerlik bakımından basketbol geliyor. Voleybol gerçekten zor bir spor. Çok
fazla beceri ve yetenek isteyen bir spor. Kızlar erkeklere göre daha sabırlı. O
yüzden kızlar daha çok voleybola yöneliyor.
• İzmir veya ‘İzmirlilik’ sizin için ne ifade ediyor?
Çok trafik var İzmir’de (Gülüyor)... Çok seviyorum İzmir’i. Ayrıca
İzmir’in insanlarını… Eşim ve ben burada yaşamaktan mutluyuz. Tabii nüfus
artıyor ve bunun şehirlere getirdiği bir yük oluyor. Ama şehrin her yıl
gelişimini değişimini görmek çok güzel bir şey. Hayatım boyunca dünyanın her
yerine seyahatlere gittim. Görüyorsunuz ki herkesin bir hayat hikâyesi var.
Bunları gördükçe ve hissettikçe şehirler ilginç hâle geliyor. İlgi çekici ve
enteresan olan bir şey de mesela şu an sizinle röportaj yapmak… Şehirleri şehir
yapan şey oranın insanları bence; burayı güzelleştiren İzmir’in sıcak kanlı
insanları…
“Asıl hedefimiz Sultanlar Ligi’ne çıkabilmek”
Arkas Voleybol Takımı alt yapıdan gelen sporculardan
oluşuyor. 2019-2020 sezonunda 2. Lig’de mücadele eden A Takımı’nın kadrosundaki
en genç oyuncu 2002’li. Kadroyu Voleybol Spor Okulları’nda yetişen sporcuların
oluşturması kulübün en önemli prensipleri arasında yer alıyor.
Öncelikli amaçlarının iyi bir birey yetiştirmek olduğunu
söyleyen Kadın Voleybol Takımı’nın Baş Antrenörü Onur Işıkçı “Voleybolda
başlıca hedefimiz alt yapıdan gelen çocuklarla gidebildiğimiz yere kadar
gitmek. Bunda da başarılı olduğumuzu düşünüyorum. Çok üst düzeyde yetenekli
çocuklar çıkıyor. Buradan yetişip başka takımlara transfer olanlar da var ama
mesela Milli Takım’da oynayan oyuncumuz Cansu Özbay burada yetişti” diyor.
| Arkasspor Baş Antrenörü Onur Işıkçı |
Arkas’ın Voleybol Spor Okulları’nda koordinatörlük de yapan
Antrenör Onur Işıkçı, kulüpte sporcularla ilk buluşma yerlerinin spor okulları
olduğunu söylüyor.
Eğitim sezonuna bu yıl 2013 doğumlularla başladıklarını
söyleyen Işıkçı “1 saat 15 dakikalık periyotlarla çalışmalarımızı yapıyoruz.
Burada her yaş grubuyla ilgilenen hocalarımız tarafından belirlediğimiz
programlar dahilinde eğitimimiz yapılıyor. Aslında 3-6 yaşta hareket eğitimi
programımız var. Burada çocukları porta hazırlıyoruz. Bir temel eğitimi
niteliğinde oluyor bu. Eğer devam ederlerse voleybol dediğimiz daraltılmış
alanda dörde dört müsabakalara çıkıyorlar. Dörde dört rotasyonlu bir oyundur.
Servise gelen çıkar ve dönerek oynarlar” diye ilk müsabakalar hakkında bilgi
veriyor.
“Genç kadınlarda 120 lisanslı sporcumuz var”
Genç sporcuların daha sonra yaş ve eğitimi durumuna göre tam
sahaya geçtiklerini ifade eden Işıkçı, voleybol okulundaki eğitimin aşamalarını
ve voleyboldaki seviyeleri anlatıyor:
“Mini, midi; küçük, yıldız, genç diye kategorilerimiz var.
Küçük yıldız olunca çocuğun spor okuluyla bağı kopuyor artık. Oradan çıkanlar
yarışmacı takım olarak üst kategorilerde çalışmalara başlıyor. Bir ekibimizi
16-18 kişiden oluşturuyoruz. Şu anda küçük takımda yaş aralığı 2005-2006’lılar.
Yıldız 2004-2003, genç ise 2002-2001. 2001 doğumlular bu sene bittikten sonra A
Takım’da oynayacaklar. A Takım kadrosuna giremeyenlerle bir şekilde yollarımız
ayrılıyor.”
Işıkçı, “Genç kadınlarda toplamda 120 lisanslı sporcu
bulunuyor. Asıl amaç Sultanlar Ligi’ne çıkabilmek. Oraya çıkabilmek için de
ciddi anlamda fizikalite gerekiyor. Burada kalıtımsal faktörler devreye
giriyor. İyi bir seviyeye gelenlerden başka takımlara da gidenler de oluyor.
Biz de tutabildiklerimizle başarıya ulaşıp takımı üst lige taşımaya
çalışıyoruz” diye sürdürüyor sözlerini.
“Türkiye şampiyonası finali bu yıl İzmir’de”
Voleybolda gelişim ligi, İzmir ligi ve süper lig olmak üzere
üç lig bulunduğunu açıklayan Antrenör Işıkçı, “Gelişim ligi ve İzmir liginde
derece alan takımlar ilk üçe giriyorsa sadece kupa madalya ile
ödüllendiriliyor. Ama süper ligde oynayanlar dereceye girerse kontenjana göre
Türkiye şampiyonası finallerine gidiyor. Yani yarı final ve final. Bu da şu
demek oluyor: Tüm İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Bursa gibi Türkiye’de yarı
finalde elemelerden çıkıp gelen takımlar 4-5 gün boyunca belirlenmiş
şehirlerde, bu sene İzmir Fuar’da yapılacak, Türkiye şampiyonası finaline
oynuyorlar. Biz de genelde genç kadınlar ve erkeklerle tüm kategorilere
gidiyoruz” ifadelerini kullanıyor.
Sezon içindeki maçlar hakkında ise şöyle diyor: “İkinci
ligde hep kritik maçlara çıkıyoruz. 2003-2004’lülerle oynuyoruz. Karşımıza 26
yaşlarında oyuncular çıkıyor. Maç trafiğimiz çok yoğun. Tabelada üst düzey 5-6
takımla iyi mücadele etseniz de deneyim ağır basıyor. Ancak çalışmalarımız iyi
gidiyor. Hedeflediğimiz sonuca ulaştığımızı düşünüyorum.”
“Okul-kulüp işbirlikleri önemli”
Dünya sporunda en çok futbolun ağır bastığı biliniyor.
Ardındansa basketbolun… Antrenör Onur Işıkçı’ya göre voleybolun yaygınlaştırılması
için televizyon yayınları önemli:
“Şu anda TRT 2 maçları yeniden vermeye başladı. Ama eskiden
NTV de veriyordu. Uygun saatlerde voleybol maçlarının yayını yapılırsa insanlar
da izlediğinde ilgi daha da artabilir. Öte yandan okul ile kulüp işbirlikleri,
seyirci getirebilmek de önemli ki, Arkas’ın İzmir’de bunu başardığını
düşünüyorum. Bütün velilerimiz müsabakalara mutlaka geliyor. Hatta
arkadaşlarını da getiriyorlar. Belki böylece başka çocuklar da yerinde
izleyerek voleybolu sevebilir.”
Bu haber, ilk olarak 5 Aralık 2019 tarihinde Ticaret gazetesinde yayımlanmıştır.
.png)