İzmir Kemeraltı’nda eski para alım-satımı yapan ‘nümismat’ Ercan Çetinkaya, Cumhuriyet’in ilk bin lirasından geri kalan 15 tanesinin nerede olduğunun bilinmediğini söyledi. Dükkânında Cumhuriyet ve öncesinin paralarını sergileyen Çetinkaya “Merkez Bankası bile çil koleksiyonuna katmak için bu parayı arıyor” dedi
Sercan Engerek
Ercan Çetinkaya, çocukluğunda başladığı para
koleksiyonerliğini Kemeraltı’nda açtığı dükkânda eski para alım-satımı işiyle
sürdürüyor. 20 yıldır para alım-satımı yaptığını söyleyen Çetinkaya, eski para
ticareti ile evini geçindiriyor. Çetinkaya, ‘nümismatik’ diye adlandırılan eski
para koleksiyonerliğini anlattı.
Nümismat olabilmek için uzmanlaşmanın önemine vurgu yapan
Çetinkaya, “Maddî değeri 20 ila 100 bin lira olan çok değerli paralarımız var.
Basım adedi düşük olduğu için bulunması biraz da zor olan paralar. Örneğin
Cumhuriyet’in ilk bin lirası... Dünyada sadece 21 adet kaldı. Altı tanesi
koleksiyonerlerde olan bu paranın 15 tanesinin nerede olduğu bilinmiyor. Merkez
Bankası, çil koleksiyonuna katmak için bu parayı arıyor. Bildiğim kadarıyla da karşılığında
bir milyon lira verecek” diyor.
Önce koleksiyoner oldu
Paralara ilgisi ailesinin bakkal dükkânında başlayan Ercan
Çetinkaya ilk koleksiyonerliğinin ailesinin 60’lı, 70’li yıllardan sakladığı
paralarla başladı. Yaşamımın bir döneminde turizmde çalışan Çetinkaya
o işte çalışırken yabancı paralarla tanıştı. Araştırmaları sonrasında eski para
koleksiyonerliğini kendine hobi edindi ve 2007’de açtığı dükkânda
koleksiyonundaki paraları sergilemeye başladı.
Tarihî Kemeraltı’nın Antikacılar Çarşısı’nda bulunuyor Ercan
Çetinkaya’nın dükkânı. Eski zamanlardan dergiler, kitaplar, plâklar,
gramofonlar, fotoğraf makineleri, kıyafetler satan pek çok antikacıyla komşu. Çetinkaya,
İzmir’de eski para üzerine bir tek kendinin dükkânı bulunduğuna iddialı:
“Diğerleri antikanın yanında belki eski para da satabiliyor.
Ama para konusunda iyi bir bilgisi de yok. Bu olmadığı için ya çok yüksek
fiyatlara ya da çok düşük fiyatlara satabiliyorlar paraları. Bizimkisi deneyimlendikçe
kazanılan bir iş. Ekspertiz hizmetimiz de var. Koleksiyonu olanlara yardımcı
olmaya çalışıyoruz. Ya da vefat eden koleksiyonerin biriktirdiği eski paraları
getiriyorlar. Hem bilgilendirmeye çalışıyoruz hem de satmak isterlerse talip
oluyoruz.”
Paranın ütülenmesi değerini düşürüyor
Eski para koleksiyonerliğinde en önemli unsurun ‘merak’
olduğuna dikkat çekiyor Çetinkaya. Farklı ülkelerin paralarına ilginin yüksek
olduğunu söylüyor. Eski paraları toplamanın biçimine değiniyor.
“Sadece yurtdışında 1927-1960 arası basılan paralarımızı toplayanlar
var. ‘Beşinci emisyon’ diyoruz biz o paralara. Emisyonlarda paraların içinde
bir tertip vardır. Merkez Bankası’nın müdürü değiştiğinde imza değişikliğine
gidilir paranın üzerinde. Deseni aynıdır belki ama farklı bir düzende basılır.
Bundan dolayı tertip tertip toplayanlar var. Belki yüz bin çeşit yabancı para
bulunuyor. Ama kimisi farklı ülkeden para almak istiyor. Bazı ülkelerin sadece
birlik banknotlarını, figürlü madeni paraları toplayanlar var. Ya da üzerinde
herhangi bir hayvanın resmi olan ve belli siluetlerin olduğu paraları
toplayanlar... Değişik bir hobi…”
Çetinkaya, paralar nasıl fiyatlandırıldığına ilişkin ise
önce paraların koleksiyon değeri olup olmadığına bakıldığını söylüyor: “Paranın
doğal hâlini koruması, herhangi bir işlem görmemiş olması gerekir. Paraları
yüksek fiyata satmak için ütüleme gibi yöntemler uygulayanlar da var. Bunlar paranın
koleksiyon değerini düşürüyor” diyor.
| Nümismat Ercan Çetinkaya |
Bazı paraların toplanması yasak
Her paranın koleksiyonunun ve satışının yapılamadığı
bilgisini veren Çetinkaya, Turizm ve Kültür Bakanlığı’na bağlı Müzeler
Müdürlüğü’nün çok eski paralar için koleksiyonerlik belgesi alınması
gerektiğine dikkat çekiyor.
Eski paralar ilgili konular 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’na göre düzenleniyor. Çetinkaya'nın verdiği bilgiye göre Roma, Bizans ve Osmanlı’nın ilk dönemlerindeki paraların koleksiyonunu yapabilmeniz için koleksiyoner belgenizin olması şart. Her paranın koleksiyonu yapılamıyor.
“Şu an” diyor, Çetinkaya, “Son ‘altı
padişah’ dediğimiz dönemin öncesinin paralarını koleksiyon ve satışını yapamıyoruz.
Kültür ve Turizm Müdürlüğüne kayıtlıyız ama bu ürünlerin bulundurulması yasak.
Tabii bir de şu var: Osmanlı’nın son dönem paraları, yasak olanlardan daha
değerli. Ama devlet böyle bir koşul getirmiş. Biz de o kanuna göre topluyor ya da
alım satımını yapıyoruz.”
Nümismatik ne demek?
Dünyada para koleksiyonculuğunun başlangıcı Romalılar’a kadar
gidiyor. Ünlü Sezar ve Pompeius ilk para koleksiyoncuları olarak biliniyor.
Nümismatik para ve paranın tarihi ile ilgili araştırmalar
yapan bir bilim dalı. Bu alanda uzmanlaşanlara ‘nümismat’ adı veriliyor.
Geniş tanımıyla ise nümismatik; madalyalar, nişanlar, hâtıra madalyonları ve
jetonlar gibi ana dallara ayrılıyor.
Türkiye’de 20. yüzyılın başlarında müzeciler tarafından
başlatılan eski para koleksiyonlerliğini temel alan ve koleksiyonerleri çatısı
altında toplayan ‘Türk Nümismatik Derneği’ bulunuyor.
![]() |
| Cumhuriyet'in ilk bin lirası |
Cumhuriyet’in ilk bin lirası
Türkiye Cumhuriyeti’nin banknotları olan Birincil Emisyon
(E1) Grubu kâğıt paralarının basımı, Maliye Bakanı M. Abdülhalik Renda
başkanlığındaki bir komisyonun kararıyla gerçekleşti. Dokuz aylık bir çalışma
sonucunda 1, 5, 10, 50, 100, 500 ve 1000 liralık kupürlerden oluşan bu banknot
grubu, İngiliz firması Thomas De Rue tarafından filigranlı kağıtlara kabartma
olarak basıldı.
5 Aralık 1927 tarihinde dolaşıma çıkarılan banknotlar Harf
Devrimi’nden önce basıldığı için ana metinleri eski Türkçe, kupür
değerleri Fransızca olarak yazıldı. Evrak-ı Nakdiye isimli mevcut Osmanlı kâğıt
paraları ise 4 Aralık 1927’de dolaşımdan çekildi ve 4 Eylül 1928’de tedavülden
kalktı.
Bu haber, ilk olarak 10 Aralık 2019'da Ticaret gazetesinde yayımlanmıştır.
.png)
.png)