10 Aralık 2019

Merkez Bankası bu parayı arıyor

İzmir Kemeraltı’nda eski para alım-satımı yapan ‘nümismat’ Ercan Çetinkaya, Cumhuriyet’in ilk bin lirasından geri kalan 15 tanesinin nerede olduğunun bilinmediğini söyledi. Dükkânında Cumhuriyet ve öncesinin paralarını sergileyen Çetinkaya “Merkez Bankası bile çil koleksiyonuna katmak için bu parayı arıyor” dedi

Sercan Engerek

Ercan Çetinkaya, çocukluğunda başladığı para koleksiyonerliğini Kemeraltı’nda açtığı dükkânda eski para alım-satımı işiyle sürdürüyor. 20 yıldır para alım-satımı yaptığını söyleyen Çetinkaya, eski para ticareti ile evini geçindiriyor. Çetinkaya, ‘nümismatik’ diye adlandırılan eski para koleksiyonerliğini anlattı.

Nümismat olabilmek için uzmanlaşmanın önemine vurgu yapan Çetinkaya, “Maddî değeri 20 ila 100 bin lira olan çok değerli paralarımız var. Basım adedi düşük olduğu için bulunması biraz da zor olan paralar. Örneğin Cumhuriyet’in ilk bin lirası... Dünyada sadece 21 adet kaldı. Altı tanesi koleksiyonerlerde olan bu paranın 15 tanesinin nerede olduğu bilinmiyor. Merkez Bankası, çil koleksiyonuna katmak için bu parayı arıyor. Bildiğim kadarıyla da karşılığında bir milyon lira verecek” diyor.

Önce koleksiyoner oldu

Paralara ilgisi ailesinin bakkal dükkânında başlayan Ercan Çetinkaya ilk koleksiyonerliğinin ailesinin 60’lı, 70’li yıllardan sakladığı paralarla başladı. Yaşamımın bir döneminde turizmde çalışan Çetinkaya o işte çalışırken yabancı paralarla tanıştı. Araştırmaları sonrasında eski para koleksiyonerliğini kendine hobi edindi ve 2007’de açtığı dükkânda koleksiyonundaki paraları sergilemeye başladı.

Tarihî Kemeraltı’nın Antikacılar Çarşısı’nda bulunuyor Ercan Çetinkaya’nın dükkânı. Eski zamanlardan dergiler, kitaplar, plâklar, gramofonlar, fotoğraf makineleri, kıyafetler satan pek çok antikacıyla komşu. Çetinkaya, İzmir’de eski para üzerine bir tek kendinin dükkânı bulunduğuna iddialı:

“Diğerleri antikanın yanında belki eski para da satabiliyor. Ama para konusunda iyi bir bilgisi de yok. Bu olmadığı için ya çok yüksek fiyatlara ya da çok düşük fiyatlara satabiliyorlar paraları. Bizimkisi deneyimlendikçe kazanılan bir iş. Ekspertiz hizmetimiz de var. Koleksiyonu olanlara yardımcı olmaya çalışıyoruz. Ya da vefat eden koleksiyonerin biriktirdiği eski paraları getiriyorlar. Hem bilgilendirmeye çalışıyoruz hem de satmak isterlerse talip oluyoruz.” 

Paranın ütülenmesi değerini düşürüyor

Eski para koleksiyonerliğinde en önemli unsurun ‘merak’ olduğuna dikkat çekiyor Çetinkaya. Farklı ülkelerin paralarına ilginin yüksek olduğunu söylüyor. Eski paraları toplamanın biçimine değiniyor.

“Sadece yurtdışında 1927-1960 arası basılan paralarımızı toplayanlar var. ‘Beşinci emisyon’ diyoruz biz o paralara. Emisyonlarda paraların içinde bir tertip vardır. Merkez Bankası’nın müdürü değiştiğinde imza değişikliğine gidilir paranın üzerinde. Deseni aynıdır belki ama farklı bir düzende basılır. Bundan dolayı tertip tertip toplayanlar var. Belki yüz bin çeşit yabancı para bulunuyor. Ama kimisi farklı ülkeden para almak istiyor. Bazı ülkelerin sadece birlik banknotlarını, figürlü madeni paraları toplayanlar var. Ya da üzerinde herhangi bir hayvanın resmi olan ve belli siluetlerin olduğu paraları toplayanlar... Değişik bir hobi…”

Çetinkaya, paralar nasıl fiyatlandırıldığına ilişkin ise önce paraların koleksiyon değeri olup olmadığına bakıldığını söylüyor: “Paranın doğal hâlini koruması, herhangi bir işlem görmemiş olması gerekir. Paraları yüksek fiyata satmak için ütüleme gibi yöntemler uygulayanlar da var. Bunlar paranın koleksiyon değerini düşürüyor” diyor.

Nümismat Ercan Çetinkaya

Bazı paraların toplanması yasak

Her paranın koleksiyonunun ve satışının yapılamadığı bilgisini veren Çetinkaya, Turizm ve Kültür Bakanlığı’na bağlı Müzeler Müdürlüğü’nün çok eski paralar için koleksiyonerlik belgesi alınması gerektiğine dikkat çekiyor.

Eski paralar ilgili konular 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’na göre düzenleniyor. Çetinkaya'nın verdiği bilgiye göre Roma, Bizans ve Osmanlı’nın ilk dönemlerindeki paraların koleksiyonunu yapabilmeniz için koleksiyoner belgenizin olması şart. Her paranın koleksiyonu yapılamıyor. 

“Şu an” diyor, Çetinkaya, “Son ‘altı padişah’ dediğimiz dönemin öncesinin paralarını koleksiyon ve satışını yapamıyoruz. Kültür ve Turizm Müdürlüğüne kayıtlıyız ama bu ürünlerin bulundurulması yasak. Tabii bir de şu var: Osmanlı’nın son dönem paraları, yasak olanlardan daha değerli. Ama devlet böyle bir koşul getirmiş. Biz de o kanuna göre topluyor ya da alım satımını yapıyoruz.”  

Nümismatik ne demek?

Dünyada para koleksiyonculuğunun başlangıcı Romalılar’a kadar gidiyor. Ünlü Sezar ve Pompeius ilk para koleksiyoncuları olarak biliniyor.

Nümismatik para ve paranın tarihi ile ilgili araştırmalar yapan bir bilim dalı. Bu alanda uzmanlaşanlara ‘nümismat’ adı veriliyor. Geniş tanımıyla ise nümismatik; madalyalar, nişanlar, hâtıra madalyonları ve jetonlar gibi ana dallara ayrılıyor.

Türkiye’de 20. yüzyılın başlarında müzeciler tarafından başlatılan eski para koleksiyonlerliğini temel alan ve koleksiyonerleri çatısı altında toplayan ‘Türk Nümismatik Derneği’ bulunuyor.

Cumhuriyet'in ilk bin lirası

Cumhuriyet’in ilk bin lirası

Türkiye Cumhuriyeti’nin banknotları olan Birincil Emisyon (E1) Grubu kâğıt paralarının basımı, Maliye Bakanı M. Abdülhalik Renda başkanlığındaki bir komisyonun kararıyla gerçekleşti. Dokuz aylık bir çalışma sonucunda 1, 5, 10, 50, 100, 500 ve 1000 liralık kupürlerden oluşan bu banknot grubu, İngiliz firması Thomas De Rue tarafından filigranlı kağıtlara kabartma olarak basıldı.

5 Aralık 1927 tarihinde dolaşıma çıkarılan banknotlar Harf Devrimi’nden önce basıldığı için ana metinleri eski Türkçe, kupür değerleri Fransızca olarak yazıldı. Evrak-ı Nakdiye isimli mevcut Osmanlı kâğıt paraları ise 4 Aralık 1927’de dolaşımdan çekildi ve 4 Eylül 1928’de tedavülden kalktı. 


Bu haber, ilk olarak 10 Aralık 2019'da Ticaret gazetesinde yayımlanmıştır.