Resmî verilere göre işsizlik tahmin edilenin üstünde çıktı. “Bahane aranmasın. İşsizlik istihdam azaldığı için artıyor” diye konuşan Prof. Dr. Seyfettin Gürsel’in başında olduğu BETAM’ın araştırmasına göre de 2015 itibarıyla bireylerin işsiz kaldığı süreler uzarken bu durum iş bulmayı daha da zorlaştırıyor. İŞKUR’un temel işlevinin iş bulmak, işsiz kalanlara gelir desteği sağlamak olduğunu hatırlatan Doç. Dr. Aziz Çelik ise hükûmetin Kovid-19’a karşı açıkladığı Ekonomi İstikrar Kalkanı Paketi’ni “Beklentilerden uzak” diye yorumunu yaptı
Yeni Ekonomi Programı’nda (YEP) 2019 yılı için yüzde 12,9 olarak tahmin edilen işsizlik, TÜİK’in verilerine göre yıl sonu 13,7 seviyesinde gerçekleşti. İstihdam ise 2019’da bir önceki yıla göre 658 bin kişi azalarak 28 milyon 80 bin kişiye düştü. Aynı yıl istihdam 15-24 yaş grubunda 1,9 puan azalırken, işgücü bir önceki yıla göre 275 bin kişi arttı. Mevcut işsizliğe son günlerde Kovid-19 pandemisi nedeniyle işten çıkarmalar eklendi.
İşsizlik istihdam azaldığı için artıyor
İşgücü ile işsizlik arasındaki ilişkiyi değerlendiren Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi (BETAM) Direktörü Prof. Dr. Seyfettin Gürsel, mevcut işsizliğin istihdam azaldığı için arttığını vurguladı.İşgücünün çalışma yaşındaki nüfus (15-64) ve daha çok eğitimli kadın yetiştiği için arttığına değinen Gürsel, “İşgücünün artmasında birinci etken hem doğal hem de yararlı: Tabii iyi ve kaliteli eğitim verebilirsen... İkinci etken ise kalkınma için çok gerekli. Öte yandan istihdam düşmeye işsizlik de artmaya başlayınca, işgücü artışı da yavaşlıyor. Nitekim yine böyle oldu. Dolayısıyla bahane aranmasın. İşsizlik istihdam azaldığı için artıyor” diye konuştu.
Artışın baş etkeni inşaat
![]() |
| Prof. Dr. Seyfettin Gürsel |
Prof. Dr. Gürsel, işsizlikte kritik dönemin 2018’den itibaren inşaat sektöründeki istihdam kayıplarıyla başladığı görüşünde: “Ocak 2018’de bu sektörde 2 milyon 207 bin çalışan mevcuttu. Ağustos 2019 döneminde inşaatta istihdam kaybı 706 bine ulaşmış, çalışan sayısı ise 1 milyon 501 bine gerilemişti. 2018’in yazından itibaren inşaat sektöründeki istihdam azalmasına sanayideki kayıplar da eklendi. Ancak işsizlikteki büyük artışın baş etkeni inşaattır. Sektör çalışan sayısının üçte birini kaybetti.”
Süre uzadıkça iş bulma ihtimali azalıyor
BETAM’ın yeni yayınladığı araştırmada işsizlik sürelerinin uzadığına yer verildi. Uzun süreli işsizlik bir “tehdit” olarak adlandırılırken, iş arama süresinin eğitim düzeyleri açısından analizi yapıldı:
“Ortalama iş arama süresi eğitim düzeyleriyle ayrıştırıldığında, bu sürenin 2015 yılından itibaren artışa geçmesinin ana kaynağının yükseköğrenim kesimi olduğu görülüyor. Toplamda 2015’ten 2018’e ortalama süre 0,7 artarken yükseköğrenim kesiminde bu süre 1,1 ay artmıştır. İşsizlik süresi uzadıkça iş bulma ihtimali de azalıyor. Uzun süre işsiz kalanların ise beceri erozyonuna uğraması olasıdır. Diğer yandan da böyle bir olasılığı dikkate alan işverenler uzun süreli işsizler hakkında olumsuz yargıya sahip oluyor. Dolayısıyla bu oranın yüksek seyretmesi arzulanmaz.”
Geçici istihdam biçimleri yaratıldı
Türkiye’de işsizliği azaltmaya yönelik Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) “İşbaşı Eğitim Programı” uyguluyor. Program kapsamında altı ve dokuz ay süreli eleman alan işletmeler süre dolunca çalışanların büyük bir bölümünü işten çıkarıyor. Çalıştığı süre boyunca bireylere devlet tarafından Genel Sağlık Sigortası (GSS) yapılırken, asgarî ücret desteği sağlanan işveren, çalışanın prim gününü ödemekten muaf tutuluyor.
Kocaeli Üniversitesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümünde Öğretim üyesi Doç. Dr. Aziz Çelik, İŞKUR’un uygulamasıyla kimi geçici ve eğreti istihdam biçimleri yaratıldığını anlattı: “Bu istihdam biçimleri kalıcı ve güvenceli değildir. İŞKUR’dan devasa kaynaklar ayrılmasına rağmen istihdamda azalma ve işsizlikte artış devam etmektedir.”
İşsizlik Fonu işveren için kullanılıyor
İŞKUR’un temel işlevinin iş bulmak, işsiz kalanlara gelir desteği sağlamak ve işçiye yeni beceriler kazandırarak iş bulmasını kolaylaştırmak olduğunu hatırlatan Çelik şöyle diyor:
“Ancak son yıllarda İŞKUR kaynakları, İşsizlik Sigortası Fonu kaynakları işveren destekleri için kullanılmaya başlandı. 2018’de işsizlik sigortasının toplam gideri 24 milyar TL oldu. Gider kalemlerinin içinde işsizlik ödeneği miktarı yaklaşık 6 milyar TL iken işverenlere teşvik olarak ödenen miktar ise 10,7 milyar liraya ulaştı. 2019’da 37 milyar TL olan toplam giderden işsizlik sigortası için 10,4 milyar lira harcanırken, işveren teşviklerine ayrılan miktar 16 milyar liraya yükseldi. Diğer bir ifadeyle 2019’da İşsizlik Sigortası Fonu’nun toplam giderleri için işveren teşviklerinin payı yüzde 44’e çıktı. 2018 ve 2019 yıllarında Fon’dan işverenlere doğrudan 27 milyar TL kaynak aktarıldı.”
Salgın en çok dar gelirliyi etkiliyor
Birleşmiş Milletlere bağlı Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO), Kovid-19 nedeniyle dünya genelinde 195 milyon insanın işsiz kalacağını duyurdu. Türkiye’de salgın nedeniyle yerli ve küresel büyük mağazalar, alış-veriş merkezleri geçici olarak kapanma kararı aldı. Berber, kuaför, kafe gibi işletmelerde çalışanların, sokakta seyyar satıcılık yapanların büyük bir kısmı işini kaybetti.
![]() |
| Doç. Dr. Aziz Çelik |
Doç. Dr. Aziz Çelik, “Kovid-19, Türkiye’de de büyük bir işsizlik dalgasına yol açacak” dedi. Salgının sosyal hayatta neden olacağı sorunları anlatan Çelik, “Salgın gerek küresel ekonomiyi gerekse ülke ekonomisini ciddi bir durgunluğa ve hatta küçülmeye götürecek. Bu neredeyse kesin. Milyonlarca yeni işsiz kapıda. Şu an salgın kaynaklı işsiz sayısını tahmin etmek zor. Ancak milyonlarca yeni işsiz beklemeliyiz” öngörüsünde bulunuyor.
Enflasyon ve bütçe açığını düşünmenin zamanı değil
Çelik, hükûmetin Kovid-19’a karşı açıkladığı Ekonomi İstikrar Kalkanı Paketi’ni ise “Beklentilerden uzak” diye yorumluyor. “Evde kal” çağrılarının yanıt bulabilmesi için insanların temel ihtiyaçlarını karşılayabilecek sosyal politikaların önemine vurgu yapıyor:
“Bu noktada yapılması gereken salgına karşı halkın sağlığını, çalışanların işini ve gelirini korumak olmalıdır. Açıklanan paket ne yazık ki beklentilerden çok uzakta. Acilen zorunlu işler dışında işlerin durdurulması gerekir. İşi durdurulan ve gelir kaybına uğrayanlara ise işsizlik sigortası fonu ve bütçeden insanî yaşam standartlarında gelir desteği sağlanmalıdır. Şimdi enflasyon ve bütçe açığını düşünmenin zamanı değildir. Halka acil gelir desteği sağlanması gerekir.”
Bu haber, ilk olarak 3 Mayıs 2020'de 24 Saat gazetesinde yayımlanmıştır.


