19 Ekim 2020

Ücretsiz izin günlüğü 39 lirayla geçinmeye zorluyor

Pandemi döneminde ücretsiz izne çıkarılan binlerce çalışan günlük 39 lira ile geçinmeye mecbur bırakıldı. Ücretsiz iznin keyfî bir uygulama olduğunu vurgulayan Dr. Murat Özveri, “İstihdamı koruma planı, gelir desteği ile asgarî ücret arasındaki farkı işverenin sosyal yardım olarak ödeyeceği biçiminde yapılması gerekirdi. İşveren kalifiye işçisini işyerine bağlı tutmasının karşılığını ödemelidir” dedi


Sercan Engerek

Kovid-19 tedbirleri kapsamında uygulanan işten çıkarma yasağında ücretsiz izne çıkarılanların sayısı 2 milyona yaklaştı. İşverenin çalışanı tek taraflı izne çıkarmasının keyfî bir uygulamaya dönüştüğünü belirten uzmanlara göre nakit gelir desteği ile asgarî ücret arasındaki farkın işveren tarafından ödenmesi gerekiyor.

Nisan ayında İş Kanunu'na eklenen geçici madde ile yürürlüğe giren işten çıkarma yasağı uygulaması Cumhurbaşkanı Kararına göre 31 Ekim’e kadar uzatıldı. İşten çıkarma yasağı döneminde işyeriyle sözleşmesi devam eden “çalışana” İşsizlik Fonu’ndan aylık bin 168 lira nakdî destek veriliyor. Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının verilerine göre 1 milyon 976 bin 532 kişi günlük 39,24 TL ile geçiniyor.

39 lira bir insanın geçim ücretinin katbekat altında 

Çalışma Ekonomisi Doktoru Murat Özveri, ücretsiz izin ile işçi ücretinin değil istihdamın korunduğuna dikkat çekti. İşten çıkarma yasağı ile işçinin iş görme borcunun, işverenin de ücret ödeme yükümlülüğünün askıya alındığını vurgulayan Özveri şunları söyledi: 

“İşçi bu dönemde tek geçim kaynağı olan ücret gelirinden yoksun kaldı. İş hukukuna tek taraflı ücretsiz izin işveren feshi getirildi. 4857 sayılı yasanın geçici 10. maddesiyle getirilen ‘işten çıkarma yasağı’ ücretsiz izni yaygınlaştırdı. İzne çıkarılana gelir desteği sağlansa da uygulama istihdamı koruma iddiası taşıyor. Ama günlük 39 lira bir insanın geçim ücretinin katbekat altında. İşveren kalifiye işçisini işyerine bağlı tutmasının karşılığını ödemelidir.”

‘Ya sendikadan istifa ya ücretsiz izin’ tehdidi

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Ege Bölge Temsilcisi Memiş Sarı ise “Ayda bin 168 lira ile geçinmeye mecbursunuz ama uygulamanın uzatılma durumuna göre örneğin iki ay daha geç emekli olacaksınız” diye özetliyor konuyu. Sarı, son dönemde işverenin ücretsiz izne çıkaracağı işçileri neye göre seçtiğini şu örnekle anlatıyor:

“İşçiler sendikaya üye olmuşlar. Sendika yetki tespiti için başvurduğunda işveren kimin sendika üyesi olduğunu öğreniyor. Sendikal örgütlenmede öncülük yapan işçiler ücretsiz izne çıkarılıyor. Ücretsiz izin bittiğinde işyerine gelen işçiler, bir kez daha ücretsiz izne çıkarıldıklarını öğreniyorlar. Görüştükleri işveren vekilinin sorusu ise açık ve net: ‘Siz sendikalaşmada ısrarlı mısınız?’ İşveren sendikalaşmaya hiç sıcak bakmıyor. Bu dönemde ‘ya sendikadan istifa et ya işten atarım’ tehdidinin yerini ‘ya sendikadan istifa ya ücretsiz izin’ tehdidi alıyor.”

Sarı, bu nedenlerle işyerlerinde ayrımcılık yapıldığını söylüyor. İşverenin, iş sözleşmesi tam süreli olan işçi ile iş sözleşmesi kısmî süreli olan işçi; iş sözleşmesi belirli süreli olan işçi ile iş sözleşmesi belirsiz süreli işçi arasında farklı bir işlem yapamayacağını söylüyor.

Dr. Murat Özveri
Geçen temmuz ayında Cumhurbaşkanına işten çıkarma yasağı uygulamasını 30 Haziran 2021 tarihine kadar uzatma yetkisi verildi. Dr. Murat Özveri, uygulamanın çalışma yaşamında güvencesizleşmenin işareti olduğuna değiniyor. 

Özveri, “İşçinin güvencede olduğundan söz edebilmek için işinin, ücretinin ve örgütlenme hakkının güvencede olması gerekir. Yetmez! İşçi yeteneklerine uygun bir işte kendisi ve ailesiyle birlikte insan onuruna yakışır bir yaşam sürdürecek gelir ve bu geliri elde etmek için örgütlenme hakkına sahip olması gerekir” diyor.

Tüm yük kalan elemanın sırtına biniyor

İşveren tarafından tek taraflı izne çıkarılanlar resmî olarak istihdamda görünse de fiilen işsiz durumunda. İşyerlerinde çalışan sayıları azalırken tüm yük kalan elemanların sırtına biniyor. 

Çalışan hakları bağlamında ücretsiz izin uygulamasını değerlendiren Dr. Özveri’ye göre ücretsiz izne çıkarılan işçilerin yaptığı işlerin fazla çalışmayla telafi edilmesi, ücretsiz izin uygulamasının kötüye kullanıldığının somut kanıtı niteliğinde. Özveri sözlerine şunları ekliyor:

“Bir istihdam daralması olmadan ücretsiz izin uygulamasının yapılması, fazla çalışmalarla ücretsiz izinde olan işçilerin boşluklarının doldurulması yasaya aykırıdır. Birçok işyerinde fazla mesaiden rahatsızlıkların ortaya çıkması, işverenin keyfine bırakılmış çalışma yaşamında işçiyi korumak için getirilen düzenlemelerin tam aksi sonuçlar vererek işçi aleyhine uygulanabildiğini göstermektedir.”


Bu haber, ilk olarak 20 Ekim 2020'de 24 Saat gazetesinde yayımlanmıştır.