17 Haziran 2023

Faturayı birlik kesmek istedi, mandıralar itiraz etti, Sütaş Hatay’dan çekildi

Maraş merkezli depremlerden sonra Hatay’da mandıralar aracılığıyla süt toplayan Sütaş, Tarım Bakanlığının devreye girmesiyle faturayı Damızlık Birliği üzerinden kestirmeye başladı. Üreticiden toplanan sütün litre fiyatıyla ilgili spekülasyonlar artarken fatura kesim meselesi birlik ve mandıralar arasında kriz yarattı

Sercan Engerek / Hatay

Hatay’da süt üreticilerinin dayanışmasıyla kurulan soğuk süt tanklarından Sütaş’ın süt toplama girişimi, ilde üretilen sütün tekrar alıcıyla ulaşmasını sağladı. Ancak bir süre sonra Hatay’da sütün üreticiden alınan litre fiyatına ilişkin spekülasyonlar ortaya çıktı ve sütün kalitesiyle ilgili çeşitli iddialar gündeme geldi. Hatay’da sütü ilk olarak mandıra işletmelerinden ve üreticiden toplayan Sütaş, 1 Mart’tan itibaren sadece Damızlık Birliği kestiği müstahsil (üretici) makbuzunu kabul etme kararı aldı. 31 Mart’ta bölgeden çekilen Sütaş, Hatay’dan süt tedarikini neden durdurdu? 

Sütaş, deprem bölgesindeki Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birlikleri ile protokol imzalayarak ilk süt toplama çalışmasını 9 Şubat’ta başlattı. Sütü Aksaray’daki tesislerde işlemek üzere kendi araçlarıyla mandıralar ile üreticilerin soğuk süt tanklarından alan Sütaş; Maraş, Malatya, Adıyaman ve Hatay’dan 5 bin ton süt topladı.

Depremdeki yıkım nedeniyle hayatın durduğu Hatay’da her gün sağım yapan üreticinin sütü uzun bir süre elinde kalmıştı. Tedarik zinciri kurulması için adım atılması üreticiyi sevindirirken sütün litre fiyatındaki belirsizlik Damızlık Birliği, mandıralar ve üreticiler arasında karışıklık yarattı.

Hatay’da Sütaş’ın, Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliğinin koordinasyonuyla mandıralar ve süt üreticilerinden aldığı sütün litre fiyatı bir süre belirsizliğini korudu. Üreticiden topladığı sütü Sütaş’a veren Antakya’da Şenköy Süt Ürünlerinin sahibi Nasır Miroğlu, “Şubat ayının sonuna kadar sütün litresi için kesin bir rakam açıklanmadı. Ödemenin ne zaman yapılacağını da bilmiyorduk. Sonra litresinin 10 lira 95 kuruştan alınacağını öğrendik. Ondan sonra biz de üreticiden sütün litresini 10 ila 10.5 liraya topladık” diyor.

Hatay’ın Defne ilçesinde süt üreticisi Ali Can Güzel, depremden sonra sütünü 20 gün boyunca 8 lira 50 kuruşa vermek zorunda kaldığını, daha sonra bu rakamın 9-9,5 lira bandına çıktığını belirtiyor.

Samandağ’ın Deniz Mahallesi’ne kurdukları tanka süt nakleden 30 üreticiden biri olan Ercan Sürmeli ise sütünü 20 Şubat Defne depreminden itibaren Damızlık Birliği aracılığıyla sattı. 20 Mart’ta Damızlık Birliği üzerinden ödeme aldığını söyleyen Sürmeli “İlk ödemeyi 50 kuruşluk bir komisyon kesintisiyle almış olduk. Bir de soğutma tanklarının temizliği, elektriği için harcadığımız bir meblağ var. Oradan da 50 kuruş kesildi. Sütün litresi 10 liraya düştü” diyor.

Sütü mandıra toplarken Damızlık Birliği fatura kesmek için devreye girdi

Hatay’da Şenköy Süt Ürünleri işletmesi gibi Sütaş’ın süt alım sürecinde üreticiden süt toplayan en az üç mandıra var. Şenköy Süt Ürünleri, 1 Mart’a kadar Sütaş’a 280 bin ton süt verdi. İşletme sütün litre fiyatı belli olduktan sonra üreticiden sütü 10 ila 10,5 liraya topladığını bildirdi.

Şubat ayını içeren süt için Sütaş’tan ilk ödemesini alan Şenköy Süt Ürünlerinin sahibi Nasır Miroğlu, “İşletmemizden sütün litresinin 10 lira 90 kuruşa alınacağını çok sonra öğrendik. Fiyatın geç açıklanmasındaki sorunun nereden kaynaklandığını bilmiyorum ama bu süreçte sütü toplamak için sahaya kendi araçlarımız çıktı. İşletmemiz tam bir süt toplama merkezine döndü, ki depremin ilk günleri… Elektrik yok! Jeneratörü kendi imkânlarımızla elde ettik! Jeneratöre mazotu bile zor bulduk! Sütü bu zorlu şartlarda topladık” diyor.

Şubatta Sütaş’a verdiği sütün faturasını kendi işletmesinin kestiğini söyleyen Miroğlu’na, müstahsil (üretici) makbuzunu 1 Mart’tan itibaren sadece Damızlık Birliğinin keseceği bildirilmiş. Asıl sorunun o tarihten sonra başladığını dile getiren Miroğlu şunları söylüyor:

“Aslında Sütaş’ın sütü bizden alması işi gittikçe oturmaya başlamıştı. Ancak daha sonra Damızlık Birliği bu süreci kendi üzerine almak istedi. ‘Ödemeyi üreticinin hesabına birlik yapacak. Faturayı da birlik kesecek’ denildi. Sütü araçlarımızla biz topluyoruz. Bütün masrafları bize ait. Sütaş’a faturayı bizim kesmemizin daha doğru olacağını ilettik. Ancak bir çözüm bulunamadı.”

Tarım Bakanlığı, sütü doğrudan Damızlık Birliğinin toplamasını istemiş

Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği ile protokol imzalayan Sütaş, depremin ikinci haftasından itibaren Hatay’dan 2 bin ton süt tedarik etti. Süreci yöneten Sütaş yetkilisi Musa Öztürk, sütün litresini 11 liradan aldıklarını ancak toplayıcıların ilk zamanlarda üreticiye 8-8,5 lira fiyat açıkladığını söylüyor. Ulusal Süt Konseyinin 2023’te güncellemediği sütün üreticiden toplama fiyatı ise hâlâ 8 lira 50 kuruş. Sütaş yetkilisi Öztürk Hatay’dan süt tedarik sürecine ilişkin şunları söylüyor: 

“Biz destek amaçlı olarak sütü ilk olarak paydaşımız olan mandıralardan aldık. Sonra sütün kalite değerleriyle ilgili sorunlar tespit ettik. Süte çeşitli kimyasallar katıldığını gördük. Bir de sütün litresini 11 liradan aldık ama üreticiye 8 lira gibi bir rakam açıklanmış. 

“Üretici fiyatını yönetmemiz gerektiğini düşündüğümüz için de konuyu Tarım Bakanlığı ile istişare ettik. Tarım Bakanı Vahit Kirişçi’nin ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun bilgisi dâhilinde olan bir süreçti... Tarım Bakanlığından sütün direkt Damızlık Birliğinden alınması yönünde bir eğilim çıktı. O güne kadar mandıraların kestiği faturayı artık müstahsil makbuzu şeklinde Damızlık Birliği kesmeye başladı. Üreticiye ücret havalesini de birlik üzerinden yaptık.”

Sütaş yetkilisi: Süt Aksaray’daki işletmeye kadar eskiyor

1 Mart’tan itibaren Sütaş, sütü Hatay Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği üzerinden almaya başladı. Ancak birliğin bünyesinde mahalle ve köylerde üretilen sütün depolanacağı soğuk süt tankları ve üreticiye lojistik destek sağlanacak araçlar yoktu. “Bu süreçte Hatay’ın belli noktalarına soğuk süt tankları konulması için uğraştık” diyen Öztürk, bölgeden süt alımını neden durduklarını ise şu sözlerle anlatıyor:

“Çiğ süt durdukça bakteri üreten bir ürün. Bir an önce üretim yerinden alınıp taşınarak işlenmesi gerekiyor. Bizim en yakın fabrikamız Aksaray’da. Hatay’dan sütü oraya naklediyorduk. Bu lojistikle süt eskiyor! Sütün hijyen ve kimyasal kalitesinin çok iyi olması lazım ki, ben bu sütü taşıyayım.”

Öztürk, “Biz zaten depremzede üreticiye destek için Hatay’a gelmiştik. Üzerimize düşeni yaptığımıza inanıyorum. Bölgeden süt tedarikinde diğer işletmeler de taşın altına elini koymalı” diyor.


Bu araştırma-haberin özgün versiyonu “Deprem sonrasında süt üreticilerinin durumu” başlığıyla Tarım Sendikasında yayımlanmıştır.