Depremlerde Hatay’da yaşanan yıkımın süt üretimindeki sonuçları çok ağır oldu. Süt üreticisi uzun bir süre yem yardımı alamadı. Sütünü satamayan üretici, yem maliyetini karşılamak için sağmal hayvanlarını elden çıkarmak zorunda kaldı. Depremin ilk haftaları Damızlık Birliği ile protokol imzalayan Sütaş, yereldeki mandıra ve üreticilerden bir süre süt tedarik etti. Fakat Tarım Bakanlığının devreye girmesiyle sütü sadece Damızlık Birliğinin toplamasına karar verildi. Sütaş, bölgeden çekilirken Hatay’da üreticiden toplanan sütün litre fiyatına ilişkin bilmece ise çözülemedi. Deprem sonrası Hatay’ın mahallelerinde, köylerinde süt üreticisine, konunun diğer aktörlerine mikrofon uzattık
Ağır hasar aldığı için yem fabrikalarının üretim yapamadığı
Hatay’da ahırları yıkılan, yem bulamayan süt üreticisi sağım yaptığı hayvanlarını
değerinin altında elden çıkarıyor. Hayvanının önemli bir kısmını kesime
göndermek zorunda kalan depremzede üretici en önemli geçim kaynağını kaybetmenin
eşiğine geldi.
Depremden sonra Hatay’ın köylerinde süt üreticisi neler yaşadı? Üreticiye neden yeterli miktarda yem ulaştırılamadı? Süt üreticisi depremden sonra sütünü fabrikalara ulaştırmak için nasıl bir çözüm buldu? Sütaş neden bölgeden çekildi? Tarım Bakanlığı, Damızlık Birliği ile yereldeki süt işletmeleri arasında nasıl bir kriz yaşandı? Üretici, süt toplayan Damızlık Birliğinin fiyat politikasından neden rahatsız? Dört bölümlük yazı dizimizde süt dosyasını açıyoruz...
Düzenli
ve yeterli yem yardımı yapılamadı
Hatay’daki ilk ziyaretimizi süt üreticisi Ercan Sürmeli’ye
yapıyoruz. Sürmeli, Hatay’ın Samandağ ilçesine bağlı Kurtderesi Mahallesi’nde
süt üreticiliği yapıyor. Maraş ve Defne merkezli depremlerde Sürmeli’nin iki
ahırından biri ağır hasar aldı. Dört yem deposundan da üçü yıkıldı. Depremden
önce 40 inek ve danası olan Sürmeli, deprem olduktan sonra hem yem bulunamadığı
hem de ahırları yıkıldığı için birçok hayvanını satmak zorunda kaldığını anlatıyor.
Depremden hemen sonra zor da olsa hayvanlarını enkaz
altından kurtardığını söyleyen Sürmeli, “Defne depreminden sonra birçok
hayvanımı 40 bin liralara satmak zorunda kaldım. Oysa şimdi aynı hayvan 66 bin
lira. Her birinden en az 25 bin lira zararım var” diyor.
Çiftçi bir ailenin üyesi olan 37 yaşındaki Sürmeli, depremde
kuzenlerini kaybetmiş. Aynı zamanda matematik öğretmeni olan Sürmeli, “Hesabı
kitabı iyi bilirim” diyerek depremden bu yana uğradığı zararı detaylı bir
şekilde anlatırken, Hatay’da yem bulunamamasını ve süt tedarik zincirinin
kırılmasını ilk sıraya koyuyor. Sürmeli, deprem sonrası yeterli yem yardımı
yapılamadığı için hayvanlarının bir süre aç kaldığından söz ediyor:
“Samandağ Tarım Müdürlüğünden kayıtlı 40 hayvanıma 10 saman,
iki yonca; toplamda 12 çuval yem alabildim. Bu yem 40 hayvanı en fazla iki gün
idare etti. Yem bulamadığım için hayvanlarım zayıfladı. Dirençleri düşen üç
inekten biri düşük yaptı. Birinin yavrusu kas gelişimini tamamlayamadı ve kör
doğdu. Yavru üç gün sonra da öldü.”
![]() |
| Sürmeli'nin çöken ahırı... Hatay, 15 Nisan 2023 |
Süt
fiyatı düştü, yem fiyatı yükseldi
Hatay’ın un, bulgur, yem fabrikalarının bazıları depremlerde
ağır hasar aldı, bazıları da tamamen yıkıldı. Şehrin hayvan yemi ihtiyacının
büyük bir bölümünü karşılayan Hatay Yem Fabrikası ağır hasarlı olduğu için şu anda
üretim yapamıyor. Antakya’da uğradığımız bu fabrikanın ortaklarından biri
depolarındaki yemlerin enkaz altında kaldığını, fabrikaya hiçbir şekilde
müdahale edemediklerini söylüyor.
Yem fabrikalarında üretim durunca Hatay’da ciddi bir yem
sorunu baş gösterdi. Süt üreticisi Ercan Sürmeli, yemi depremde ağır hasarlı
hâle gelen Hatay Yem Fabrikasından alıyordu. Yem kıtlığı yaşanan Hatay’da deprem
olduğundan beri yem yardımı sürecini işletecek mekanizma ise kurulamadı!
Sürmeli depremin ilk günlerden beri yem dağıtımının doğru dürüst yapılamadığını
vurguluyor:
“Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK)
mahallede yem ihtiyacının tespit edilebilmesi için benden bir liste istedi. Önceki
haftalarda da TKDK’ye ait yem TIR’ının Uzunbağ’a geldiğini duyduk. Başta hayvan
sayısı 20’den fazla olana yedi, 20’den az olana beş çuval yem vereceklerini
söylemişlerdi. Bir gittik üretici başına en fazla ‘iki çuval’ dediler. İki
çuval yem hayvanlarım için iki öğün… Yani verilen miktar şaka gibi.”
Hatay’da yem bulunamadığından yem sınırlı ölçüde Adana,
Antep gibi başka illerden geldiği için ilde yem fiyatları aşırı derecede
artmış. “Haftalık 15 bin lira yem giderim var” diyen Sürmeli, depremin ilk üç haftasında
hiç süt satamadığı için en az 70 bin lira zarara uğramış. Süt üreticisi
Sürmeli, “Hadi bu kaybı bir an unutalım ama şimdi de sütü veriyoruz, parası
gelmiyor. Bir de depremden önce sütü 11 liradan satıp yemi 300 liraya
alıyorduk. Şu an sütün litresini 9 liraya satıp bir çuval yemi 370 liraya
alıyoruz” diyor.
Samandağ’da orta ölçekte en az 30 süt üreticisi var. Her
birinin önemli bir yem gideri olduğu gibi yem maliyetine ilaç ve veteriner masrafları
da ekleniyor. Sürmeli, “Üretime nasıl devam edeceğim burada? Evimi mi
geçindireceğim, hayvanlara mı bakacağım?” sözleriyle anlatıyor derdini.
Üreticiden
TMO’ya yem çağrısı
Damızlık Birliği birkaç hafta önce telefon mesajıyla
çiftçilere Toprak Mahsulleri Ofisinden (TMO) yemlik mısır geleceğini duyurdu.
Sürmeli, Damızlık Birliğine evrakları teslim etmeye gittiğinde bir tonluk
mısırın 5 bin 440 liraya satılacağını öğrendiğinde acı acı güldüğünü söylüyor. Çünkü
diyor, Sürmeli, “TMO’nunki piyasadaki yemden daha pahalıya geliyor. Mısırı
almakla iş bitmiyor ki... Bir de onu kırdırma maliyeti var. Oysa TMO’nun elinde
buğdayından arpasına, mısırından ayçiçeğine kadar her ürün var. Burası deprem
bölgesi. İnsanlar işini gücünü kaybetti. O ürünleri buraya göndersinler; kendi
imkânlarımızla kırdıralım. Bizden illa para alacaklarsa da ürünü yarı fiyatına
satsınlar.”
Sürmeli’yi asıl üzen ise depremden önce hayvanları için
TMO’dan aldığı arpa parasının zorlu afet günlerinde bile ödenmesinin istenmesi
olmuş.
Depremzede
üretici 12 hayvana bir çuval yem alabildi
Hatay’da yem yardımındaki yetersizlik ve koordinasyon
eksikliği, aksaklığın temel nedenleri olarak öne çıkıyor. Şehrin mahalle ve
köylerinde küçük ve orta ölçekteki süt üreticilerinin kaderi ise ortak.
![]() |
| Hüseyin Türkan. Hatay, 17 Nisan 2023 |
Sofular köyünde 2019’daki nüfus sayımına göre 2 bin 311 kişi
yaşıyor. 700 hanelik köyde en az 100 aile geçimini hayvancılıktan sağlıyor. Sofular
köyünde neredeyse her evin altında bir ahır var. Küçük ölçekteki üreticiler
5-10 ineğiyle süt üretimi yapıyor. Yem bulunamayınca köyde hayvanlar ya aç
kalmış ya da kesime gönderilmiş.
Türkan, hayvan yemi ihtiyacıyla Damızlık Birliğine gittiğinde ancak 12 hayvanlık yem alabilmiş. “12 hayvan için bu miktar ancak bir öğün” diyen Türkan, yem dağıtımındaki hakkaniyetsizliğe dikkat çekiyor: “Mesela köye yardım amaçlı bir TIR yem gelmiş. Bunu direkt muhtara teslim ediyorlar. Muhtarlar da bu yemi ihtiyacı olana değil de kendi çevresine dağıtıyor. Yani muhtarla bir akrabalığın yoksa ya da aran iyi değilse veya belediyeden bir tanıdığın yoksa yardımlardan faydalanmak imkânsız gibi.”
Bu
araştırma-haberin özgün versiyonu “Deprem sonrasında süt üreticilerinin durumu”
başlığıyla Tarım Sendikasında yayımlanmıştır.

.jpeg)
.jpg)