Depremlerdeki yıkım nedeniyle Hatay’da süt tedarik zinciri koptuğu için süt üreticisi sütünü satamaz duruma geldi. Üretici depremden sonra şehirden süt alacağını açıklayan Sütaş’a farklı miktarlardaki sütünü ulaştırabilmek için kendi imkânlarıyla Samandağ’da birer ikişer tonluk soğuk süt tankları kurdu
Sercan Engerek / Hatay
Hatay’da süt tedarik zincirinin kopmasıyla süt üreticisinin litrelerce sütü elinde kaldı. Depremden önce sütünü soğuk süt tankı bulunan toplayıcı firmalar aracılığıyla yereldeki süt işletmelerine satan üretici, süt toplayıcılarının afet ortamında devreden çıkmasıyla sütünü fabrikalara nakledemedi. Şehirde farklı büyüklükteki onlarca mandıra ise depremde hasar aldığı için süt tedarik edemez duruma geldi.
Yağ, yoğurt, peynir gibi süt ürünlerinin üretilememesinin yanında marketler, yemek şirketleri, restoranlar yıkıldığı ya da hasar aldığı için ürünlerin toptan veya perakende satışı durdu. Ayrıca Hatay’da üretilen sütün büyük bir kısmı şehre özgü lezzetlerden künefenin yapımındaki peynir için kullanılıyordu. Fakat depremden sonra künefe işletmeleri kapandığı için künefe peynirinin üretimi ve tüketimi yapılamıyor. Hatay’da sütün üretimi de pazar alanı da daraldı.
Hatay’da küçük ve orta ölçekteki süt üreticileri ürettikleri sütü depremin ilk günlerinde komşularına dağıtarak değerlendirmeye çalıştı. Daha sonra Sütaş, yereldeki Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birlikleriyle anlaşarak deprem bölgesine destek vermek amacıyla süt alacağını açıkladı. Hatay’da Sütaş, depremin ikinci haftasından sonra soğuk süt tankı bulunan mandıralar ve süt üreticilerinden süt almaya başladı. Daha sonra ise üreticiden süt toplama işi Damızlık Birliğine geçti. Fakat Damızlık Birliğinin bünyesinde mahalle ve köylerde üretilen sütün depolanacağı soğuk süt tankları ve üreticiye lojistik destek sağlanacak araçlar bulunmuyordu.
Hatay’da depremin ilk üç haftası hiç süt satılamadı
İneklerden sağılan çiğ süt bakteri üretmemesi için sütün hızlı bir şekilde tüketilmesi ya da sütün soğuk süt tanklarında biriktirilerek süt işletmelerine ulaştırılması gerekiyor. Samandağ’da orta ölçekteki süt üreticileri soğuk süt tankı için seferberlik başlattı.
Ercan Sürmeli, mahalle ve köylerde üretilen farklı miktarlardaki sütü şehir merkezine gelen Sütaş’ın TIR’larına ulaştırabilmek için harekete geçen üreticilerdendi. Sürmeli, diğer üreticilerle bir araya gelerek Samandağ’da belli bir noktaya üç tonluk soğuk süt tankı kurarak depremdeki yıkımla gelen sorunları atlatmaya çalıştı.
Süt tedarik zinciri kırıldığı için depremin ilk üç haftası hiç süt satamadığını belirten Sürmeli, 20 Şubat’ta 6.4 büyüklüğündeki Defne depreminin, tam da bazı mandıraların işletmelerini yeniden açmaya hazırlandığı dönemde yaşandığını aktardı. Maraş depremlerinde hasar almış olan mandıraların yeniden faaliyete geçme sürecinin bu kez tamamen tıkandığını söyleyen Sürmeli, “Çok zor günler yaşadık. Şimdi yavaş yavaş yoluna giriyor gibi. Ama işletmelere verdiğimiz çiğ sütün litre fiyatı maliyetimizi hiçbir şekilde karşılamıyor. Kendimizi idare edemez durumdayız” diyor.
Soğuk süt tankı can simidi oldu
Samandağ’da Sürmeli ve üretici arkadaşlarının, Deniz Mahallesi’ne koydukları bir ve iki tonluk süt tanklarına 30 süt üreticisi her gün süt depoluyor ve fabrikaların araçları o tanklardaki sütü gelip alıyor. Sürmeli’ye soğuk süt tanklarının hikâyesini soruyorum... Defne depreminden sonra Damızlık Birliği ile irtibat kurduklarını anlatan Sürmeli, Sütaş’ın sütü artı dört derece olması şartıyla gelip bir noktadan alabileceği yanıtını almış.
Ancak Hatay’da orta ölçekteki süt üreticilerinin her birinde soğuk süt tankı olmadığı gibi köylerde 100 ila 250 litre süt üreterek geçinenler de var. Sürmeli ve üretici arkadaşlarının tank girişimi hem orta hem de küçük ölçekteki üreticinin sütünü satabilmesini sağlamış. Sürmeli şunları söylüyor:
“Burada üreticinin sütü alıcıya doğrudan ulaştırması mümkün değil! Çünkü elinde sütü muhafaza edecek soğuk süt tankları yok. Alıcı firma da sütü tek tek bu üreticilerden toplamıyor. Dolayısıyla hem farklı adreslerde üretim yapan üreticinin sütünün bozulmadan muhafaza edileceği hem de fabrikanın gelip sütü doğrudan alabileceği bir süt tankı gerekliydi. Burada soğuk süt tankı bulunan iki arkadaşla Deniz Mahallesi’ne üç tonluk bir soğuk süt tankı koyduk. Civardaki köy ve mahallelerden üreticiler de sütü bu tanklarda depolamaya başladı. Sütaş da sütümüzü bu şekilde satın aldı.”
Defne ilçesine bağlı Yeniçağ, hanelerin 4-5 hayvanıyla süt üretimi yaptığı köylerden biri. Mart ayında bölgeyi gezerken Yeniçağ köyüne uğruyoruz... Köyün sakinleri ürettikleri sütün ellerinde kaldığını, sütü bir türlü değerlendiremediklerini anlatıyor.
Ziyaretimizde köyün muhtarı Edip Yılmaz, “Üreticide toplam bir ton civarında süt var. Ancak üreticinin her gün sağdığı bu sütü, tedarik zinciri koptuğu için kimse gelip almıyor” diyor. Süt üreticiliği, Yeniçağ köyünde çiftçilik de yapan insanların diğer gelir kalemini oluşturuyor.
![]() |
| Hatay, Fidanlı köyü. 27 Nisan 2023 |
İki tonluk tank da Fidanlı’da kuruldu
Samandağ’ın Fidanlı köyünde süt üreticiliği yapan veteriner hekim Ali Can Güzel ise deprem olmadan önce ürettiği sütü bir mandıraya satıyordu. Sağmal olarak 16 ineği, buzağısı ve ahırında misafir ettikleriyle yaklaşık 50 hayvanı olan Güzel, ürettiği sütü Sütaş’la anlaşma yapan yine aynı mandıraya verdiğini söylüyor. Depremin ardından sütü kendine ait soğuk süt tankında muhafaza ederek mandıraya ulaştırdığını ifade eden Güzel de iki tonluk soğuk süt tankını diğer süt üreticilerine açarak onlarla dayanışmaya girmiş:
“Mandıranın sahibi kurumsal bir firmayla, Sütaş’la anlaştığını, elimdeki sütü hammadde olarak alıp yine hammadde olarak satacağını söyledi. Mandıra bu sefer sütü işlemeden toplayıcı bir firma gibi hareket edecekti. Zaten her gün çıkan sütü yoğurt, peynir yapsak da konu komşuya dağıtsak da geriye epeyi süt kalıyordu. Sonuçta ineklerimizi her gün sağmamız lazım… Artık sütü derelere döker hâle gelmiştik. Mandıranın sütü alacağını çevremdeki tüm üreticilere duyurmaya çalıştım. Benim tankı da çevremdeki süt üreticileri için bir depolama tankı olarak açtım.”
Güzel, artık heba olmasın diye sütü kendine ait soğuk süt tankına küçüklü büyüklü diğer süt üreticileriyle birlikte depolamaya başladıklarını, Sütaş’ın da sütü mandıra üzerinden alarak afet şartlarında hiç olmazsa bir tedarik zincirinin kurulduğunu anlatıyor. Süt tankına her gün iki ton sütün depolandığını, hatta süt miktarının iki tonu geçmeye başladığını belirten Güzel, “Ancak ilk zamanlar sütün litre fiyatı konusunda güvence alamadık! Litresinin 7 lira ile 10 lira arasında değişebileceğini söylediler. Sonra bir gün mandıra arayarak bıçakla kesilir gibi artık süt alamayacağını iletti” diyor.
Bu araştırma-haberin özgün versiyonu “Deprem sonrasında süt üreticilerinin durumu” başlığıyla Tarım Sendikasında yayımlanmıştır.

