AFAD, deprem toplanma alanlarını “Halkın güvenli bir şekilde toplanabileceği ve fiziksel tehlikesi bulunmayan alanlar” diye tanımlarken, gösterilen alanların kriterlerin dışında kalması kamuoyunda kafa karışıklığına neden oldu
Sercan Engerek
Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER) üzerinden deprem toplanma ve geçici barınma alanlarıyla ilgili başvurumuzu değerlendiren Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), alanların özellikleriyle ilgili “Halkın tehlikeli bölgeden uzaklaşarak güvenli bir şekilde toplanabileceği ve fiziksel tehlikesi bulunmayan alanlardır” bilgisini verdi.
Türkiye’de olası depremin ardından insanların acil olarak
sığınacağı alanlar olarak belirtilen afet toplanma alanlarının niteliği
tartışma yarattı. Deprem toplanma alanı olarak AFAD tarafından park, yeşil alan
ve okul bahçeleri gösterilirken uzmanlar alanların yüz ölçüm, adet, altyapı,
ulaşım konularında eksikliklerine dikkat çekti. Yüksek katlı binaların yanında
yer alan alanlar imara açıldığı, acil durumlarda kullanılacak donanımda
konteynerler bulunmadığı gerekçeleriyle eleştiriliyor.
AFAD: “Fiziksel tehlikesi bulunmayan alanlardır”
Konuyla ilgili Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığına
deprem toplanma alanları hakkında CİMER üzerinden yanıtlanması talebiyle soru
yönelttik. AFAD, yaşadığımız mahalleye en yakın deprem toplanma alanlarının büyüklük,
altyapı ve afet anında ihtiyaçların karşılanması bakımından yeterli olup
olmadığına yönelik sorularımıza şu yanıtı verdi:
“Afet ve acil durum toplanma alanları; afet ve acil durumlar sonrasında geçici barınma merkezleri hazır olana kadar geçecek süre içerisinde yaşanacak paniği önlemek ve sağlıklı bilgi alışverişini sağlamak amacıyla halkın tehlikeli bölgeden uzaklaşarak güvenli bir şekilde toplanabileceği ve fiziksel tehlikesi bulunmayan alanlardır.
“Afet Müdahale Planı (TAMP) kapsamında
İlimizde afet ve acil durum sonrası kullanılacak toplanma alanlarının tespiti
ve mahallinde kontrolüne yönelik çalışmalar Afet ve Acil Durum Toplanma
Alanları Komisyonu tarafından yapılmış olup, Afet ve Acil Durum Yönetimi
Başkanlığının belirlediği kriterler doğrultusunda toplanma alanları tespit
edilmiştir.”
İstanbul 5,8 büyüklüğündeki depreminin ardından açıklama
yapan AFAD, acil durum toplanma alanı kriterlerini bölgedeki nüfus yoğunluğu,
alanın ulaşılma ve tahliye edilme kolaylığı, alanın mümkün olduğunca engellilerin
ve yaşlıların ulaşımına uygun olması, konut alanlarına yakın ancak yapısal ve
yapısal olmayan unsurlardan etkilenmiyor olması, elektrik, su, tuvalet gibi
temel ihtiyaçlar ve benzeri unsurların karşılanabileceği yapılara yakın olması
olarak belirtmişti.
İncir, “İhtiyaçlar için konteyner de bulunmalı” demişti
Deprem toplanma alanlarını konu alan “On katlı binanın yanı deprem toplanma alanı değildir” başlıklı haberimizde, İnşaat Mühendisleri Odası Afet Komisyonu üyesi Abdullah İncir şöyle demişti:
“Deprem toplanma alanı park, okul bahçesi olabilir ama metrekare açısından yeterli alan olmak kaydıyla. Bir de riskli binaların uzağında olmak zorunda buralar. On katlı binanın dibine toplanma alanı dersen güvenli bir yer olmaz. Deprem toplanma alanlarının içinde mutlaka bir konteynerin de yer alması gerekiyor. Ne için? Evden çıktın. Kazazedesin. Belki yaralandın. Belki sakatlık veya bir kırık durumu var. İlk müdahale orada yapılacak. Üşüyorsun gece. Bir battaniye olması lâzım. Sıcak bir çorbanın yapılabileceği araç gereç olması lâzım. Bu gibi kriterleri taşımalı deprem toplanma alanları.”
Bu haber, ilk olarak 19 Ekim 2019'da Ticaret gazetesinde yayımlanmıştır.
.png)