İşsizlik üniversite mezunlarında büyük bir travma. Şimdilerde yüksek lisans yapan gazetecilik mezunu A.G. bir türlü çağrı merkezi döngüsünden kurtulamadığını söylüyor. GSS primini ödeyemediği için sağlık güvencesi olmayan sosyoloji mezunu S.E. ise “İşsizlik sosyal hayatta zayıflık olarak algılanıyor. Sistemin sorunları görülmüyor” diyor. Doç. Dr. Aziz Çelik, dar tanımlı veya standart işsizlik hesaplarının işsizliğin gerçek boyutunu yansıtmadığı görüşünde
İşsizliğin gerçek boyutunun anlaşılması için alternatif işsizlik hesaplamalarının önemine dikkat çeken Doç. Dr. Aziz Çelik, “Yükseköğrenimde ihtiyaçlara göre bir planlama yapılmadı ve üniversite kontenjanları şişti. Çeşitli alanlarda ihtiyaçtan çok fazla üniversite mezunu oluştu. Bu mezunların çoğu kendi alanında veya başka bir alanda iş bulmakta zorlanıyor” diyor.
Yüksek lisans ve doktora sayıları arttı
Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verilerine göre Aralık 2019 döneminde 15-24 yaş grubunu kapsayan “genç işsizlik” yüzde 25 seviyesine yükseldi. Türkiye İş Kurumunun (İŞKUR) verilerine göre, 2004’te 97 bin 545 olan “üniversite mezunu” işsiz sayısı ise 2019’da 1 milyon 34 bine çıktı.
Genç İşsizler Platformu’nun TÜİK ve İŞKUR istatistiklerinden hareketle hesapladığı 15-34 yaş nüfusta işsiz sayısı 2 milyon 609 bin kişiye ulaştı. İşsizlik oranlarının içindeki büyük payı ise kadınlar oluşturuyor. DİSK Genel İş’in 8 Mart’ta yayımladığı “Türkiye’de Kadın Emeği” verilerine göre, 2017 yılında yüzde 13,4 olan kadın işsizliği oranı 2019 yılında yüzde 16,6’ya yükseldi.
TÜİK, çeşitli gerekçelerle bir grup insanı işgücünün dışında tuttuğu için eleştirilirken, son yıllarda “her ile üniversite” politikasıyla açılan üniversiteler her yıl çok sayıda mezun veriyor. Lisans mezunlarının alanında iş bulamaması nedeniyle yüksek lisans ve doktora sayılarının hızla arttığını söyleyen Kocaeli Üniversitesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümünde Öğretim üyesi Doç. Dr. Aziz Çelik, planlamanın önemine vurgu yapıyor:
“Yükseköğrenimde planlama şart! Pek çok programda ikinci öğretim programlarının kapatılması gerekir. Kent özelliği göstermeyen üniversite olanaklarına sahip olmayan yerleşim yerlerinde üniversite, fakülte açılmaktan vazgeçilmelidir. Bunlar giderek birer yüksek liseye dönüşmektedir.”
Standart işsizlik hesabı sorunlu
TÜİK’in Hanehalkı İşgücü Araştırması, iş aramak için son dört hafta içinde iş arama kanallarından en az birini kullanmış ve iki hafta içinde işbaşı yapabilecek durumda olan 15 ve daha yukarı yaştaki kişileri kapsıyor. Doç. Dr. Aziz Çelik, dünyada yaygın olarak kullanılan dar tanımlı işsizlik oranının, işgücü piyasalarındaki durumu tüm boyutlarıyla ortaya koyamadığı görüşünde:
![]() |
| Doç. Dr. Aziz Çelik |
“Dar tanımlı veya standart işsizlik hesaplarının taşıdığı kısıtlar ve sorunlar nedeniyle, işsizliğin gerçek boyutlarının anlaşılması için alternatif işsizlik hesaplamalarına ihtiyaç duyulmaktadır. Alternatif işsizlik hesaplamaları konusunda en detaylı yöntemi Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) önermektedir. ILO, geniş tanımlı işsizliği ‘emeğin eksik kullanımı’ olarak adlandırmakta. Kuruluş, standart işsizlik oranları yanında ülkeler için alternatif ya da geniş tanımlı işsizlik oranlarını da hesaplamaktadır.”
TÜİK verilerini kullanarak geniş tanımlı işsizlik oranını hesaplamanın mümkün olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Çelik, DİSK-AR’ın yöntemine değiniyor. Geniş tanımlı işsizlik hesaplamalarının ayrı bir saha çalışmasına dayalı olmadığının altını çiziyor. Alternatif işsizlik hesabında ise “çalışmayıp iş bulursa çalışmak isteyenler”, “kısa zamanlı çalışanlar”, “mevsimlik çalışanlar”, “iş bulma ümidini kaybedenler” gibi unsurlar öne çıkıyor.
“İnsanın iş aramaya dahi tâkati kalmıyor”
İşsizlik sayılarla açıklanırken bireyler işsizlikte neler yaşıyor? Yaşamlarını nasıl devam ettiriyorlar? İzmir’de Sosyoloji bölümü mezunu 28 yaşındaki S.E. üç yıldır iş aradığını belirtiyor. Yaşadıklarını anlatırken işi olmayan diğer gençler gibi adını vermek istemiyor:
“Eğitimini almak için yıllarca emek verdiğim alanda çalışamamak üzücü! Genelde işsizim diyen insanlara amiyane tabirle, ‘bir baltaya sap olamamış’ gözüyle bakılıyor. İşsiz güçsüz olmak bir zayıflık olarak algılanıyor. Sistemin sorunları pek de görülmüyor. Oysa işsizlik tek başına benim sorunum değil. Milyonlarca insan var, benim gibi her gün işsizliğe uyanan. İşsizlik psikolojisi içinde olan insanın bir süre sonra iş aramaya dahi tâkati kalmıyor.”
İstanbul Politik Araştırmalar Enstitüsü’nün (İstanPol) “Türkiye’de Gençlerin Güvencesizliği: Çalışma, Geçim ve Yaşam Algısı” başlıklı araştırmasında gençler, işe alımlarda liyakat usulünün değil referans ve kayırmacılığın etkili olduğunu aktarıyor. Genç işsizlerin, Kredi Yurtlar Kurumundan alınan öğrenci kredisi ile kredi kartı borçlarının bulunduğuna değinilen araştırmada mezunlar ancak ailelerinin desteğiyle yaşamını sürdürebiliyor.
“Üç yıldır sağlık güvencem yok”
İşsizliğin yaşamına etkisini anlatan S.E. “SGK Kanunu’na göre erkek çocuklar ailelerin üzerinden ancak 25 yaşına kadar sosyal güvenlik hakkından faydalanabiliyor. Şimdi işsiz olduğum için devlet her ay benden GSS primi yatırmamı istiyor.Gelir testine göre sınıflandırma yapıldığını söylüyorlar ama dedikleri gibi değil! Bu ücreti ödeyemediğim için üç yıldır sağlık güvencem yok. Mesela hastaneye gitmem lazım ama bu yüzden gidemiyorum. Bu yaşımda hâlâ ailemden harçlık almak da biraz tuhaf oluyor” diyor.
Çağrı merkezi döngüsü
Eskişehir’de yüksek lisans yapan Gazetecilik mezunu A.G. (26) ise 2016 yılında mezun olduktan sonra kendi alanında iş bulamayanlardan. Gazetecilik mezunu olanların büyük kısmının medya sektöründe kurumsallığın ortadan kalkması, ekonomik kriz, siyasî baskı nedeniyle işsiz olduğunu dile getiren A.G. yaşadıklarını şöyle anlatıyor:
“Mezun olduktan sonra bir yıl kadar çağrı merkezinde çalıştım. Bu işi yapmaktan hiçbir zaman gocunmadım ama her işin kendine göre bir çalışma biçimi, bir iş kültürü var. Güzel hayallerle, ideallerle eğitimini aldığın alanın dışındaki iş ortamına girmek biraz ağır geliyor insana. 2018’de işi bırakarak yüksek lisansa başladım. Ama hayat beni yine bir çağrı merkezinde çalışmaya sürükledi. Oradaki 2-3 aylık çalışma süresiyle 1,5 yıl başka bir iş kolunda çalışmış oldum. Şimdi yine işsizim. Dört yıldır devam ediyor bu durum.”
Bu haber, ilk olarak 2 Mayıs 2020'de 24 Saat gazetesinde yayımlanmıştır.

