Yabancı bayraklı gemilerde toplu iş sözleşmesi, tazminat, emeklilik ve sendikal hakların olmaması, Türkiye bayraklı gemilerde maaşların düşük olması, yıpranma payının kaldırılması gemi insanlarının ortak derdi
Sercan Engerek
Kış aylarında kazaların arttığı denizcilikte ağır çalışma
şartları, yabancı bayraklı gemi sayısı ile Türkiye bayraklı gemi sayısındaki
orantısızlık, maaşların düşük olması nedeniyle mürettebat zor günler geçiriyor.
Fransa ile İspanya arasında Atlas Okyanusu’nun en derin noktası olan Biskay
Körfezi’nde kazanın eşiğinden döndüklerini belirten güverte tayfası Mert Ovalı,
Türkiye bayraklı bir gemide çalışmaya başlayınca SGK priminin ödendiğini ama
maaşının üçte bir oranında düştüğünü söyledi. Uzun yol gemilerinde ikinci
kaptan olarak çalışan Efecan Özcan ise Türkiye’de armatörlerin filolarını
yabancı bayraklı gemilerden kurmasını eleştirerek “Kolay bayrak uygulamasında
armatör sadece vergiden kaçmıyor. Bu gemilerde çalışan hiçbir denizcinin özlük
hakkı yok” ifadelerini kullandı.
Yabancı bayraklı gemilerde toplu iş sözleşmesi, tazminat,
emeklilik ve sendikal hakların olmaması, Türkiye bayraklı gemilerde maaşların
düşük olması, yıpranma payının kaldırılması gemi insanlarının ortak derdi. Usta
gemici ehliyetiyle bir kuru yük gemisinde güverte tayfası olarak çalışan 28
yaşındaki Mert Ovalı, Uluslararası Çalışma Örgütü’nün verilerine göre
Türkiye’de aktif olarak çalışan 92 bin 775 gemi insanından biri.
Denizcilik yaşamını iç limanlarda, balık çiftliklerinde
çalıştığı 2017’den başlatan Ovalı, şimdiye kadar Akdeniz’e kıyısı olan ülkeler
ile Baltık ve Atlantik kıyısındaki ülkelere giden yük gemilerinde çalıştı.
Ovalı, altı yılda birçok kez ölümün kıyısından döndüğünü söylüyor. Kazanın
eşiğinden döndükleri bir olayı ise şöyle aktarıyor:
“Fırtınalı havalarda kaptanlar özellikle de gemi eskiyse beklemeyi tercih eder. Gemi dayanabilecek olsa bile küçük bir riski dahi göze almak istemezler. Gemiyi yürüten makinenin sağlığı için makine zabitleri de aynı hassasiyetle hareket eder. Ancak yük indirileceği limana bir an önce ulaşsın diye armatör gemiciyi pek dinlemez. Makine dairesinde yedek parçası, filikası dahi olmayan 30 yaşında Biskay Körfezi’nde yüzdürülen bir gemide çalışmıştım. Bu körfez Fransa ile İspanya arasında Atlas Okyanusu’nun en derin noktası… Makine arıza yapsa yedek parça yok. O havada gemi alabora olacak.”
Denizcilik Genel Müdürlüğü’nün istatistiklerine göre 2016
ile 2022 yılları arasında meydana gelen 2 bin 983 deniz aracı kazasında 658
mürettebat öldü, 348 mürettebat ise kayıtlara kayıp olarak geçti.
“Türkiye
bayraklıda maaşım düştü”
Mersin’de yaşayan güverte tayfası Mert Ovalı, şimdilerde
Türkiye bayraklı bir gemide çalışıyor. Türkiye limanları arasında sefer yapan
20 yaşındaki yük gemisi her seferinde buğday veya maden taşıyor.
Daha önce çalıştığı gemilerin hemen hepsinin yabancı
bayraklı olduğunu belirten Ovalı, “Yabancı bandıralı gemilerde çalışırken
aldığım maaş bin 400 doları buluyordu. Ancak sosyal güvencem, prim ödemesi,
tazminat haklarım yoktu. Şimdi çalıştığım gemi Türk bandıralı. Sigortam var ama
bu sefer de maaşım TL cinsinden ödendiği için 27 bin liraya düştü” diyor.
Deniz Ticaret Odası’nın istatistiklerine göre Türkiye Deniz
Ticaret Filosundaki toplam bin 697 geminin 345’i Türkiye bayraklı, bin 352’si
yabancı bayraklı. Ticaret gemisi sahipleri T.C. vatandaşı olmasına rağmen
uluslararası sularda taşımacılık yaptıkları gemilerin yabancı bayraklı olması
gemi insanlarının özlük haklarında belirleyici bir nokta. Yabancı bayraklı
gemilerde çalışan mürettebatın maaşı dolar üzerinden verilse de bu gemilerde
çalışanlar Deniz İş Kanunu’ndaki haklarını kullanamıyor.
Yabancı
bayraklıda özlük hakları yok
Yabancı bayraklı gemilerde kaptan, mühendis ve güverte
tayfası olarak çalışanlar bu yüzden toplu iş sözleşmesi, tazminat, emeklilik ve
sendikal haklarının olmamasından şikâyet ediyor. Uzakyol birinci zabiti Efecan
Özcan, 10 yıl önce mesleğine başladığından beri yabancı bayraklı gemilerde
çalışıyor. Yabancı bayraklı gemi sayısı ile Türkiye bayraklı gemi sayısındaki
orantısızlığı “kolay bayrak” uygulamasına bağlıyor. Kolay bayrak uygulamasında Panama,
Honduras, Liberya, Kıbrıs, Singapur, Malta, Bermuda gibi küçük ada ülkeleri gemi faaliyetlerini vergilendirmeyip
sadece gemi tescil işlemlerinden gelir elde ediyor. Özcan, Türkiye Deniz
Filosundaki gemilerin yabancı bayraklı olmasının ilk nedenini şöyle
açıklıyor:
“Türkiye’deki armatörler verginin düşük olduğu ülkelerde şirket açarak gemisine o ülkenin bayrağını çekiyor. Bu yüzden sahibi bu ülkenin vatandaşı olmasına rağmen ticaret yapılan gemilerde Panama, Liberya gibi ülkelerin bayrakları vardır. Gemi satın alan armatörler bu ülkelerde tescil ettirdikleri gemilerini işletmek için Türkiye’deki firmasıyla da işletme anlaşması yapıyor. Gemi filosu yabancı ülkedeki şirketine kayıtlıyken gemiyi de Türkiye’deki şirketi işletiyor. Böylece hem vergiden muaf oluyor ya da az vergi ödüyor hem yeni aldığı gemiyi kolay tescil ettiriyor hem de denetimden kaçıyor.”
![]() |
| Efecan Özcan |
“Yabancı bayraklı gemilerde çalışıyorum ama sanılmasın ki
gemi gerçekte o ülkeye ait. Geminin sahipleri Türk. Türkiye’deki denizcilik firmaları
yabancı ülkedeki şirketi adına beni işe alıyor. Yani ben Panama’da çalışmış
oluyorum böylece. Doğal olarak da o ülkenin kanunlarına tâbiyim. Sağlık sigortam
yapılsa bile bunun prim günü veya emeklilik olarak Türkiye’de bir karşılığı
yok. Bu haklarınızın olması için Türkiye bayraklı gemilerde çalışmanız
gerekiyor. Armatörler gemiye yabancı bayrak çekerek sadece vergiden kaçmıyor. Personelin
çalışmaktan doğan özlük haklarının maliyetinden de kaçıyorlar.”
Gemiler
eski, kaza riski yüksek
Kuru yük, dökme kuru yük, konteyner, Ro-Ro, yolcu-yük
gemisi; petrol, kimyevi madde tankerinden oluşan bin 697 gemilik Türkiye Deniz
Filosundaki gemilerin 198’i 20-29 yaşında, 385’i 30 yaşın üzerinde. Gemilerin
eski olmasının kaza riskini artırdığını söyleyen Efecan Özcan, Karadeniz Ereğli
Limanı’nda batan Kafkametler adlı kuru yük gemisinin 31 yaşında eski bir gemi
olduğunu hatırlatıyor. 19 Kasım 2023’te Karadeniz Ereğli Limanı’nda mendireğe
çarptıktan sonra batan Kafkametler gemisinde 12 mürettebattan beşi hayatını
kaybetti, yedi mürettebat hâlâ kayıp.
Diğer denizlere göre Karadeniz’in coğrafi açıdan daha riskli
olduğunu ve bu bölgede navlun (yük taşıma ücreti) fiyatlarının düşük olduğunu
belirten Özcan, “Armatör kârını öncelediği için gemi yenileme maliyetinden
kaçıyor. Denetlemeler de yetersiz olduğu için kaza riski artıyor. 25 yaşındaki
gemilerde de çalıştım ama bir gemi 15 yaşını geçti mi artık teklemeye başlar”
diyor.
Bu haber, ilk olarak 12 Şubat 2024'te gazeteMLSA'da yayımlanmıştır.


