26 Mayıs 2025

Yaşam Hakkı Savunucuları CHP’nin önünden seslendi: Açlığımız hayvanların açlığıdır; direnişimiz ölüm çığlığıdır

Son günlerde CHP’li belediyelerin barınaklarında yaşanan hayvan katliamlarına ve hayvanların sokaktan toplatılmasına karşı açlık grevi başlatan İzmir Yaşam Hakkı Savunucuları, CHP lideri Özgür Özel’e seslenerek “Cumhurbaşkanı adayınız Ekrem İmamoğlu haksız yere tutuklandığında bizleri sokaklara çağırdınız, geldik. Şimdi de siz üzerinize düşeni yapın.” dedi.


SERCAN ENGEREK / İZMİR

Sokakta yaşayan hayvanlarla ilgili geçen ağustos ayında yürürlüğe giren ve kamuoyunda “katliam yasası” olarak anılan “yasa”dan sonra belediyelerin neden olduğu hayvan hakkı ihlalleri artarken, “yasa”nın CHP’li belediyelerde de uygulanması ve art arda yaşanan hayvan katliamları vicdanları sızlattı. Belediyelerin hayvanları sokaktan toplatma işlemini derhâl durdurması ve hayvanların yaşam hakkına yönelik tehditlerin ortadan kaldırılması talebiyle açlık grevine başlayan Yaşam Hakkı Savunucuları açlık grevini uzattıklarını açıkladı. İzmir Yaşam Hakkı Savunucuları, “Bu grev, yalnızca bir protesto biçimi değil! Barınak denen ölüm kamplarında açlıkla, susuzlukla, hastalıkla boğuşan, diri diri gömülen, aç bırakılan can dostlarımızla kurduğumuz bir dayanışma köprüsüdür. Açlığımız onların açlığıdır. Direnişimiz onların sesi, onların nefesidir ve ölüm çığlığıdır.” dedi. Açlık grevindeki Avukat Bilge Berk, şimdiye kadar hiçbir CHP’li yetkilinin kendilerine “Ne derdiniz var?” diye sormadığını söyledi. İzmir Yaşam Hakkı Savunucuları, “Cumhurbaşkanı adayınız Ekrem İmamoğlu haksız yere tutuklandığında bizleri sokaklara çağırdınız, geldik. Şimdi de siz üzerinize düşeni yapın. Yaşam hakkı her canlı için vardır. Adalet herkes içindir.” diyerek CHP lideri Özgür Özel’e seslendi. 

AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Sokakta hayvan olmaz. Hayvanların yeri barınaklardır.” sözlerinden sonra AKP’nin Güvenli Sokaklar Derneği gibi hayvanlara karşı şiddeti teşvik edenlerle birlikte hazırladığı “katliam yasası”nın uygulanması sokakta yaşayan hayvanların yaşamına yönelik ihlalleri artırdı. AKP’li ve MHP’li vekillerin TBMM’de onaylamasından, Erdoğan’ın imzalamasından sonra 2 Ağustos 2024’te yürürlüğe giren ve hayvanların sokaktan toplatılarak barınağa hapsedilmesini içeren “yasa”dan sonra AKP’li Niğde, Ümraniye, Altındağ, Gebze Belediyeleri ile MHP’li Erzincan, Osmaniye Belediyelerinin barınaklarında yüzlerce hayvan katledildi.

Sokakta yaşayan hayvanlara karşı hazırlanan “katliam yasası” taslağının görüşüldüğü TBMM’deki Tarım Orman ve Köyişleri Komisyonunda CHP’li vekillerin yasa taslağına itiraz etmesine, yasa taslağına karşı Mecliste hayır oyu kullanmasına, “yasa”nın iptal edilmesi talebiyle Anayasa Mahkemesi’ne başvurmasına ve CHP lideri Özgür Özel’in “Bu yasa bize cinayet işle diyor. Biz bu yasayı asla uygulamayacağız.” demesine rağmen CHP’li Ankara Büyükşehir Belediyesi, Çankaya, Mamak, Osmangazi, Kütahya, Kilis Belediyeleri ile farklı il ve ilçelerdeki belediyeler hayvanları sokaktan toplatmaya devam ediyor.

Çankaya Belediyesi Tobby’i, göz göre göre öldürdü

Son olarak 20 Mayıs’ta CHP’li Çankaya Belediyesinin personeli, Birlik Mahallesi’nde gönüllülerin baktığı Tobby adlı 11 yaşındaki köpek ile mahallede yaşayan diğer köpekleri yurttaşların itirazlarına, uyarılarına rağmen anestezi içerikli iğneyle uzaktan vurarak aldı. Barınağa götürülen Tobby adlı köpek uzun saatler geçmesine karşın uyanamayınca gönüllü yurttaşlar tarafından barınaktan alınarak tedavi ettirilmek üzere bir veteriner kliniğine götürüldü. Yaşam savaşı veren Tobby, aynı günün akşamı hayatını kaybetti. Tobby’nin ölüm nedeni epikriz raporunda sokaktan toplama sırasında “yüksek dozda anestezik madde enjekte edilmesi” olarak tespit edildi.

Öte yandan 2024’ün aralık ayında yine CHP’li Mamak Belediyesine ait hayvan barınağında hayvanlara veteriner hekimler ve barınak personeli tarafından işkence yapıldığı iddia edildi. İHA’nın haberine göre, bir ihbar üzerine Mamak Belediyesi Sokak Hayvanları Rehabilitasyon Merkezi Geçici Bakımevine geldiklerini belirten Ayça Salgara isimli yurttaş; bazı hayvanların tellere asılı olarak öldüğünü, 6-7 köpeğin ise açlıktan birbirlerini yiyerek öldüğünü aktardı. Vicdanları yaralayan olay, Mamak Belediye Başkanı Veli Gündüz Şahin’in, yaşanan durum karşısında “büyük bir üzüntü ve endişe duyduğunu” açıklamasıyla da doğrulanırken, Ankara Valiliği olayla ilgili soruşturma başlattı.

Osmangazi’de onlarca hayvan zehirli ilaçla öldürüldü

Mamak Belediyesine ait barınakta yaşanan olaylardan sonra nisan ayında Bursa’da CHP’li Osmangazi Belediyesine ait hayvan barınağından çıkan bir kamyonun, Hamitler Çöplüğü’ne giderek siyah çöp poşetleri içinde küpeli, ölü kedi ve köpekleri çöplüğe attığı ortaya çıktı.

Osmangazi Belediyesine ait hayvan barınağının yedi yıllık çalışanı Alaaddin Acar, barınak içinde öldürülen hayvanların video kaydını yaptığı için işten çıkarıldı. İddiaya göre Acar’ın kayıt yapmasına engel olmadıkları gerekçesiyle birçok personel de görevden alındı.

Osmangazi Belediyesine ait barınaktaki hayvan katliamının yankıları sürerken bu kez 14 Mayıs’ta barınak içinde en az 70 köpeğin T61 adlı solüsyonla öldürüldüğüne dair sosyal medyada başka bir video paylaşıldı.

Çöplükte öldürülmüş hayvanları görüntüleyen Arzu Gülen, bianet’e verdiği röportajda 14 Mayıs’ta paylaşılan videonun, 18 Nisan’da çöplüğe atılan hayvanlara ait olduğunu söyledi

“Hiçbir CHP’li yetkili gelip ‘Ne derdiniz var?’ diye sormadı”

Belediyelerin sokaktan toplatarak barınaklara götürdüğü ve barınaklarda hapsedilen diğer hayvanlara yönelik işkence, şiddet, öldürme olayları kamuoyunun vicdanını derinden yaraladı. Yaşam Hakkı Savunucuları 23 Mayıs’ta İzmir, İstanbul ve Eskişehir’de açlık grevine başladı.

İzmir’de grevin ikinci gününde ziyaret ettiğim açlık grevindeki hak savunucusu Avukat Bilge Berk, CHP’nin belediyelerindeki hayvan hakkı ihlallerine duyarsız kalmasını eleştirdi.

“Dünden beri açlık grevindeyiz. Eylemimiz birçok yerde duyuldu. Bir konuşalım diyebilirler ama şu ana kadar hiçbir CHP’li yetkili gelip ‘Ne derdiniz var?’ diye sormadı.” diyen Berk, CHP’li vekillerin Mecliste “yasa”ya açık biçimde karşı çıktıklarını, “yasa”nın iptal edilmesi için Anayasa Mahkemesi’ne başvurduklarını ve CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in defalarca katliam yasasını uygulamayacaklarını söylediğini hatırlatıp şunları ifade etti:

“Hatta CHP Genel Merkezinin binasına ‘Katliam yasasını reddediyoruz: Biz yaşatmayı seçiyoruz’ yazılı bir pankart astılar. Ama tüm bunlar çok çabuk unutuldu. Şu an CHP’li belediyelerde köpekleri toplatma, barınaklara hapsetme uygulaması hızla yayılıyor. Özellikle Ankara’da durum çok daha vahim. Popülasyonu azaltmada ve hayvanları kontrol etmede tek bilimsel ve etik yöntem kısırlaştırma, aşılama ve hayvanların barınaklarda öldürülmemesi için yerinde yaşatmayken; Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, açıkça, kısırlaştırmayla ‘sorunun çözülemeyeceğini’ söyledi. Arşivlerde konuşmaları duruyor. Hatta yaşam hakkı savunucularını ‘onlar’ diyerek ötekileştirdi.”

AYM “yasa”yı görüştüğü gün Buca’da hayvanlar toplatıldı

Açlık grevindeki hak savunucusu Kaan Gencel de son günlerde CHP’li belediye başkanlarının, belediyelerinin neden olduğu hayvan cinayetlerine ilişkin doğru dürüst açıklama yapmadığını belirterek, “Osmangazi ve Çankaya Belediye Başkanları ‘Benim de evimde hayvan var.’ diyerek sokaktaki hayvanların yaşamına yönelik belgeli olan ihlalleri görmezden geliyor.” dedi.

“Biz Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) katliam yasasını iptal etmediğine yönelik kararını duyduğumuz gün Buca’da belediye hayvanları sokaktan toplatıyordu.” diyen Gencel, neredeyse her ilçeden hayvanların bu şekilde toplatıldığını söyledi.

“Açlığımız can dostlarımızın açlığıdır”

Yaşam Hakkı Savunucuları açlık grevlerinin üçüncü gününde CHP İzmir İl Başkanlığının önüne “Bu suça ortak olmayacağız.” yazılı siyah çelenk bırakarak basın açıklaması yaptı. Yaşam hakkı savunucuları Bilge Berk ve Kaan Gencel’in okuduğu basın açıklamasında, “Bizler, 23 Mayıs 2025 tarihinde İzmir, İstanbul ve Eskişehir’de yaşayan yaşam savunucuları olarak, hayvanların yaşam hakkı için üç günlük eş zamanlı açlık grevine başladık. Bu grev, yalnızca bir protesto biçimi değil, barınak denen ölüm kamplarında açlıkla, susuzlukla, hastalıkla boğuşan, diri diri gömülen, aç bırakılan can dostlarımızla kurduğumuz bir dayanışma köprüsüdür. Açlığımız can dostlarımızın açlığıdır. Direnişimiz onların sesi, onların nefesidir ve ölüm çığlığıdır.” denildi.

“CHP’li belediyeler sözünü tutmadı; AKP’nin uygulamalarını onaylar hâle geldi”

Basın açıklamasında Türkiye’nin birçok şehrinde silahla, dirgenle, zehirle, dövülerek ya da açlığa mahkûm edilerek binlerce hayvanın katledilmesinin münferit olaylar olmayıp “yasa”nın doğrudan sonucu olduğuna dikkat çekildi. CHP’li belediyelerin hayvanlarla ilgili uygulamalarının eleştirildiği açıklamada şunlar kaydedildi:

“İktidarın çıkardığı katliam yasasını uygulamayacağının sözünü ilk günden veren CHP, yasa geçtikten sonra belediyeleri tarafından hızla toplamalara başlayıp hayvanları ölüm kamplarına hapsederek AKP’nin yaşam hakkını hedef alan uygulamalarını onaylayıp uygular hâle geldi. Hatta yakın zamanda CHP Genel Başkanı Özgür Özel, yasayı kesin olarak uygulamayacağını söylese de uygulandığına şahit olduk. CHP’li belediyelerin, verdikleri ‘yasayı uygulamayacağız’ sözünü tutmadığını, Mamak, Osmangazi ve Çankaya’da yaşanan katliamlarla, barınaklardaki hayvanların açlığa mahkûm edilmesiyle, belediye başkanlarının işbirliğini ve sonra da sessizliklerini gördük.”

İmamoğlu’na mektup yazacaklar

Yaşam Hakkı Savunucuları CHP’nin Silivri Cezaevi’nde tutulan cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun katliam yasasının uygulanmayacağını sıkça dile getirdiğini hatırlattı.

Sorunlara ilişkin İmamoğlu’na ortak bir mektup yazacaklarını açıklayan Yaşam Hakkı Savunucuları “19 Mart’ta iktidarın hukuksuzluklarına karşı mücadele ateşini fitilleyen, Beyazıt barikatını yıkma iradesini gösteren üniversite gençliği şimdi de iktidarın çıkardığı katliam yasasına karşı direnişi büyüterek açlık grevine katılıyor.” dedi.

Basın açıklamasında Türkiye’nin hemen her ilinde valiliklerin baskısı, İl Hayvan Koruma Kurulları eliyle hukuksuz kararlar alındığına dikkat çekildi. Bununla ilgili sorunlar ise şöyle dile getirildi: 

• Sahiplenilen hayvan sayısına keyfi sınırlar getirilmektedir.

• Yasaklı ırk ya da engelli, hasta olduğu iddia edilen hayvanların öldürülmesi için veteriner hekimlere meslek etiğine aykırı baskılar yapılmaktadır.

• Yasanın “2028’e kadar sürece yayılarak uygulanacağı” belirtilmişken, kapasitesi olmayan barınaklara baskı yoluyla kapasite aşımı dayatılmaktadır.

• Hayvanların yönetmeliğe dahi uygun olmayan alanlara kapatılması için kararlar çıkartılmaya çalışılmaktadır.

Açlık grevini altı güne çıkardılar; Ankara da katılıyor

İzmir Yaşam Hakkı Savunucuları, hayvanlara uygulanan şiddet, toplatma ve katliamlara karşı İzmir ve İstanbul’daki açlık grevini altı güne çıkardıklarını açıkladı. Ankara’daki yaşam hakkı savunucularının da açlık grevine başlayacağını bildiren hak savunucuları, hayvanların yaşamını doğrudan hedef alan “katliam yasası”nın geri çekilmesini istedi.

Yaşam Hakkı Savunucuları, AKP ve CHP’yi sokaktaki hayvanları toplatma faaliyetini derhâl durdurmaya çağırdı.

Belediyelerin sokaktan toplatma sırasında hayvanların ölümüne neden olmasına ve barınaklardaki hayvan katliamlarının artmasına mukabil CHP, “Hayvan Bakımevleri İzleme ve Değerlendirme Komisyonu” kurduğunu açıkladı. Komisyonun CHP’li belediyelere ait hayvan bakımevlerini yerinde inceleyerek, hayvanların yaşam koşullarını, bakımevlerindeki sağlık, hijyen, beslenme ve rehabilitasyon standartlarını gözlemleyeceği belirtildi.

Komisyonun kurulmasıyla ilgili konuşan İzmir Yaşam Hakkı Savunucularından Avukat Bilge Berk, “Şu an CHP’li belediyeler hayvan barınaklarında gönüllüleri içeri almıyorlar. Hatta Osmangazi’de olduğu gibi gönüllüler, hak savunucuları barınağa gelip içeri girmek istediklerinde belediye yetkilileri polis çağırıyor. CHP eğer samimiyse komisyonun hayvan hakkı ihlallerini takip eden sivil toplum kuruluşları ve hayvan hakkı gönüllüleriyle birlikte çalışması şart. Şimdiye kadar bize böyle bir davet olmadı.” dedi.     

Yaşam Hakkı Savunucuları taleplerini şöyle sıraladı:

• “Katliam Yasası” derhâl geri çekilmeli, hayvanların yaşam ve özgürlük haklarını güvenceye alan yeni bir yasa oluşturulmalı. Yeni yasada 5199 sayılı kanunun 6. maddesindeki “kısırlaştır, aşılat, yerinde yaşat” ilkesi korunmalı. Hayvan hakları anayasal güvence altına alınmalı.

• Ölüm kampı barınaklar derhâl hayvan hastanesine dönüştürülmeli. Kırdan kente kısırlaştırma seferberliği başlatılması için tüm il ve ilçelerde kısırlaştırma ve ilkyardım üniteleri oluşturulmalı.

• Toplamalar derhâl durdurulmalı. Hayvanlar için tedavi merkezine dönüşene kadar tüm barınaklarda şeffaf yönetime geçilmeli; gönüllülerle ortak protokoller imzalanmalı. Barınaklar 7/24 halkın ziyaretine açık olmalı; hayvanların haklarına yönelik ihlallerin tespit edilebilmesi için her bölümün net şekilde gözlenebildiği kamera sistemine geçilmeli. Çalıştığı kurumda bulunmayan ama çağrıldığında gelen “icapçı veteriner hekim” uygulaması tamamen kalkmalı, her il ve ilçede 7/24 çalışan veteriner hekim ve teknik kadro sağlanmalı. Özellikle “muhalefet” partileri belediyelerinden bu konuda açık beyan ve somut adımlar talep ediyoruz.

• “Pet” olarak kategorize edilerek bir meta gibi alınıp satılabilen tüm hayvanların üretim ve satışı yasaklanmalı, yasağa aykırı hareket ederek suç işleyenlere caydırıcı ceza uygulanmalı.

• Hayvana şiddete caydırıcı cezalar getirilmeli ve hayvana şiddeti kurumsal hale getiren belediyeler de bu kapsama alınmalı.

• Toplum huzuru ile barışını bozacak şekilde hayvanları hedef hâline getirip hayvanlara ve hayvan hakkı savunucularına yönelik şiddeti ve öldürmeyi aşılayan, yazılı ve sözlü medya şirketlerine ve sorumlularına caydırıcı idari para cezaları getirilmeli, Güvenli Sokaklar Derneği ve benzer hayvan düşmanı oluşumlar kapatılmalı, yöneticileri yargılanmalı.