Son günlerde CHP’li belediyelerin barınaklarında yaşanan hayvan katliamlarına ve hayvanların sokaktan toplatılmasına karşı açlık grevi başlatan İzmir Yaşam Hakkı Savunucuları, CHP lideri Özgür Özel’e seslenerek “Cumhurbaşkanı adayınız Ekrem İmamoğlu haksız yere tutuklandığında bizleri sokaklara çağırdınız, geldik. Şimdi de siz üzerinize düşeni yapın.” dedi.
Sokakta yaşayan hayvanlarla ilgili geçen ağustos ayında
yürürlüğe giren ve kamuoyunda “katliam yasası” olarak anılan “yasa”dan sonra
belediyelerin neden olduğu hayvan hakkı ihlalleri artarken, “yasa”nın CHP’li
belediyelerde de uygulanması ve art arda yaşanan hayvan katliamları vicdanları sızlattı.
Belediyelerin hayvanları sokaktan toplatma işlemini derhâl durdurması ve
hayvanların yaşam hakkına yönelik tehditlerin ortadan kaldırılması talebiyle
açlık grevine başlayan Yaşam Hakkı Savunucuları açlık grevini uzattıklarını
açıkladı. İzmir Yaşam Hakkı Savunucuları, “Bu grev, yalnızca bir protesto
biçimi değil! Barınak denen ölüm kamplarında açlıkla, susuzlukla, hastalıkla
boğuşan, diri diri gömülen, aç bırakılan can dostlarımızla kurduğumuz bir
dayanışma köprüsüdür. Açlığımız onların açlığıdır. Direnişimiz onların sesi,
onların nefesidir ve ölüm çığlığıdır.” dedi. Açlık grevindeki Avukat Bilge
Berk, şimdiye kadar hiçbir CHP’li yetkilinin kendilerine “Ne derdiniz var?”
diye sormadığını söyledi. İzmir Yaşam Hakkı Savunucuları, “Cumhurbaşkanı
adayınız Ekrem İmamoğlu haksız yere tutuklandığında bizleri sokaklara
çağırdınız, geldik. Şimdi de siz üzerinize düşeni yapın. Yaşam hakkı her canlı
için vardır. Adalet herkes içindir.” diyerek CHP lideri Özgür Özel’e seslendi.
AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Sokakta hayvan
olmaz. Hayvanların yeri barınaklardır.” sözlerinden sonra AKP’nin Güvenli
Sokaklar Derneği gibi hayvanlara karşı şiddeti teşvik edenlerle birlikte
hazırladığı “katliam yasası”nın uygulanması sokakta yaşayan hayvanların yaşamına
yönelik ihlalleri artırdı. AKP’li ve MHP’li vekillerin TBMM’de onaylamasından,
Erdoğan’ın imzalamasından sonra 2 Ağustos 2024’te yürürlüğe giren ve
hayvanların sokaktan toplatılarak barınağa hapsedilmesini içeren “yasa”dan
sonra AKP’li Niğde, Ümraniye, Altındağ, Gebze Belediyeleri ile MHP’li Erzincan,
Osmaniye Belediyelerinin barınaklarında yüzlerce hayvan katledildi.
Sokakta yaşayan hayvanlara karşı hazırlanan “katliam yasası”
taslağının görüşüldüğü TBMM’deki Tarım Orman ve Köyişleri Komisyonunda CHP’li
vekillerin yasa taslağına itiraz etmesine, yasa taslağına karşı Mecliste hayır
oyu kullanmasına, “yasa”nın iptal edilmesi talebiyle Anayasa Mahkemesi’ne
başvurmasına ve CHP lideri Özgür Özel’in “Bu yasa bize cinayet işle diyor. Biz
bu yasayı asla uygulamayacağız.” demesine rağmen CHP’li Ankara Büyükşehir
Belediyesi, Çankaya, Mamak, Osmangazi, Kütahya, Kilis Belediyeleri ile
farklı il ve ilçelerdeki belediyeler hayvanları sokaktan toplatmaya devam
ediyor.
Çankaya
Belediyesi Tobby’i, göz göre göre öldürdü
Son olarak 20 Mayıs’ta CHP’li Çankaya Belediyesinin
personeli, Birlik Mahallesi’nde gönüllülerin baktığı Tobby adlı 11 yaşındaki
köpek ile mahallede yaşayan diğer köpekleri yurttaşların itirazlarına,
uyarılarına rağmen anestezi içerikli iğneyle uzaktan vurarak aldı. Barınağa
götürülen Tobby adlı köpek uzun saatler geçmesine karşın uyanamayınca gönüllü
yurttaşlar tarafından barınaktan alınarak tedavi ettirilmek üzere bir veteriner
kliniğine götürüldü. Yaşam savaşı veren Tobby, aynı günün akşamı hayatını
kaybetti. Tobby’nin ölüm nedeni epikriz raporunda sokaktan toplama sırasında “yüksek
dozda anestezik madde enjekte edilmesi” olarak tespit edildi.
Öte yandan 2024’ün aralık ayında yine CHP’li Mamak
Belediyesine ait hayvan barınağında hayvanlara veteriner hekimler ve barınak
personeli tarafından işkence yapıldığı iddia edildi. İHA’nın haberine göre, bir
ihbar üzerine Mamak Belediyesi Sokak Hayvanları Rehabilitasyon Merkezi Geçici
Bakımevine geldiklerini belirten Ayça Salgara isimli yurttaş; bazı hayvanların
tellere asılı olarak öldüğünü, 6-7 köpeğin ise açlıktan birbirlerini yiyerek
öldüğünü aktardı. Vicdanları yaralayan olay, Mamak Belediye Başkanı Veli Gündüz
Şahin’in, yaşanan durum karşısında “büyük bir üzüntü ve endişe duyduğunu” açıklamasıyla
da doğrulanırken, Ankara Valiliği olayla ilgili soruşturma başlattı.
Osmangazi’de onlarca hayvan zehirli ilaçla öldürüldü
Mamak Belediyesine ait barınakta yaşanan olaylardan sonra
nisan ayında Bursa’da CHP’li Osmangazi Belediyesine ait hayvan barınağından çıkan
bir kamyonun, Hamitler Çöplüğü’ne giderek siyah çöp poşetleri içinde küpeli, ölü
kedi ve köpekleri çöplüğe attığı ortaya çıktı.
Osmangazi Belediyesine ait hayvan barınağının yedi yıllık
çalışanı Alaaddin Acar, barınak içinde öldürülen hayvanların video kaydını
yaptığı için işten çıkarıldı. İddiaya göre Acar’ın kayıt yapmasına engel
olmadıkları gerekçesiyle birçok personel de görevden alındı.
Osmangazi Belediyesine ait barınaktaki hayvan katliamının
yankıları sürerken bu kez 14 Mayıs’ta barınak içinde en az 70 köpeğin T61 adlı
solüsyonla öldürüldüğüne dair sosyal medyada başka bir video paylaşıldı.
Çöplükte öldürülmüş hayvanları görüntüleyen Arzu Gülen, bianet’e
verdiği röportajda 14 Mayıs’ta paylaşılan videonun, 18 Nisan’da çöplüğe atılan
hayvanlara ait olduğunu söyledi.
“Hiçbir CHP’li yetkili gelip ‘Ne derdiniz var?’
diye sormadı”
Belediyelerin sokaktan toplatarak barınaklara götürdüğü ve
barınaklarda hapsedilen diğer hayvanlara yönelik işkence, şiddet, öldürme
olayları kamuoyunun vicdanını derinden yaraladı. Yaşam Hakkı Savunucuları 23
Mayıs’ta İzmir, İstanbul ve Eskişehir’de açlık grevine başladı.
İzmir’de grevin ikinci gününde ziyaret ettiğim açlık grevindeki
hak savunucusu Avukat Bilge Berk, CHP’nin belediyelerindeki hayvan hakkı ihlallerine
duyarsız kalmasını eleştirdi.
“Dünden beri açlık grevindeyiz. Eylemimiz birçok yerde
duyuldu. Bir konuşalım diyebilirler ama şu ana kadar hiçbir CHP’li yetkili
gelip ‘Ne derdiniz var?’ diye sormadı.” diyen Berk, CHP’li vekillerin
Mecliste “yasa”ya açık biçimde karşı çıktıklarını, “yasa”nın iptal edilmesi
için Anayasa Mahkemesi’ne başvurduklarını ve CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in
defalarca katliam yasasını uygulamayacaklarını söylediğini hatırlatıp şunları
ifade etti:
“Hatta CHP Genel Merkezinin binasına ‘Katliam yasasını reddediyoruz: Biz yaşatmayı seçiyoruz’ yazılı bir pankart astılar. Ama tüm bunlar çok çabuk unutuldu. Şu an CHP’li belediyelerde köpekleri toplatma, barınaklara hapsetme uygulaması hızla yayılıyor. Özellikle Ankara’da durum çok daha vahim. Popülasyonu azaltmada ve hayvanları kontrol etmede tek bilimsel ve etik yöntem kısırlaştırma, aşılama ve hayvanların barınaklarda öldürülmemesi için yerinde yaşatmayken; Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, açıkça, kısırlaştırmayla ‘sorunun çözülemeyeceğini’ söyledi. Arşivlerde konuşmaları duruyor. Hatta yaşam hakkı savunucularını ‘onlar’ diyerek ötekileştirdi.”
AYM “yasa”yı görüştüğü gün Buca’da hayvanlar toplatıldı
Açlık grevindeki hak savunucusu Kaan Gencel de son günlerde
CHP’li belediye başkanlarının, belediyelerinin neden olduğu hayvan
cinayetlerine ilişkin doğru dürüst açıklama yapmadığını belirterek, “Osmangazi
ve Çankaya Belediye Başkanları ‘Benim de evimde hayvan var.’ diyerek sokaktaki
hayvanların yaşamına yönelik belgeli olan ihlalleri görmezden geliyor.” dedi.
“Biz Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) katliam yasasını iptal etmediğine yönelik kararını duyduğumuz gün Buca’da belediye hayvanları sokaktan toplatıyordu.” diyen Gencel, neredeyse her ilçeden hayvanların bu şekilde toplatıldığını söyledi.
“Açlığımız can dostlarımızın açlığıdır”
Yaşam Hakkı Savunucuları açlık grevlerinin üçüncü gününde CHP
İzmir İl Başkanlığının önüne “Bu suça ortak olmayacağız.” yazılı siyah çelenk
bırakarak basın açıklaması yaptı. Yaşam hakkı savunucuları Bilge Berk ve Kaan
Gencel’in okuduğu basın açıklamasında, “Bizler, 23 Mayıs 2025 tarihinde İzmir,
İstanbul ve Eskişehir’de yaşayan yaşam savunucuları olarak, hayvanların yaşam
hakkı için üç günlük eş zamanlı açlık grevine başladık. Bu grev, yalnızca bir
protesto biçimi değil, barınak denen ölüm kamplarında açlıkla, susuzlukla,
hastalıkla boğuşan, diri diri gömülen, aç bırakılan can dostlarımızla
kurduğumuz bir dayanışma köprüsüdür. Açlığımız can dostlarımızın açlığıdır.
Direnişimiz onların sesi, onların nefesidir ve ölüm çığlığıdır.” denildi.
“CHP’li belediyeler sözünü tutmadı; AKP’nin uygulamalarını
onaylar hâle geldi”
Basın açıklamasında Türkiye’nin birçok şehrinde silahla,
dirgenle, zehirle, dövülerek ya da açlığa mahkûm edilerek binlerce hayvanın
katledilmesinin münferit olaylar olmayıp “yasa”nın doğrudan sonucu olduğuna
dikkat çekildi. CHP’li belediyelerin hayvanlarla ilgili uygulamalarının
eleştirildiği açıklamada şunlar kaydedildi:
“İktidarın çıkardığı katliam yasasını uygulamayacağının
sözünü ilk günden veren CHP, yasa geçtikten sonra belediyeleri tarafından hızla
toplamalara başlayıp hayvanları ölüm kamplarına hapsederek AKP’nin yaşam
hakkını hedef alan uygulamalarını onaylayıp uygular hâle geldi. Hatta yakın
zamanda CHP Genel Başkanı Özgür Özel, yasayı kesin olarak uygulamayacağını
söylese de uygulandığına şahit olduk. CHP’li belediyelerin, verdikleri ‘yasayı
uygulamayacağız’ sözünü tutmadığını, Mamak, Osmangazi ve Çankaya’da yaşanan
katliamlarla, barınaklardaki hayvanların açlığa mahkûm edilmesiyle, belediye
başkanlarının işbirliğini ve sonra da sessizliklerini gördük.”
İmamoğlu’na mektup yazacaklar
Yaşam Hakkı Savunucuları CHP’nin
Silivri Cezaevi’nde tutulan cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye
Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun katliam yasasının uygulanmayacağını sıkça dile getirdiğini
hatırlattı.
Sorunlara ilişkin İmamoğlu’na ortak bir mektup yazacaklarını
açıklayan Yaşam Hakkı Savunucuları “19 Mart’ta iktidarın hukuksuzluklarına
karşı mücadele ateşini fitilleyen, Beyazıt barikatını yıkma iradesini gösteren
üniversite gençliği şimdi de iktidarın çıkardığı katliam yasasına karşı
direnişi büyüterek açlık grevine katılıyor.” dedi.
Basın açıklamasında Türkiye’nin hemen her ilinde
valiliklerin baskısı, İl Hayvan Koruma Kurulları eliyle hukuksuz kararlar
alındığına dikkat çekildi. Bununla ilgili sorunlar ise şöyle dile
getirildi:
• Sahiplenilen hayvan sayısına keyfi sınırlar getirilmektedir.
• Yasaklı ırk ya da engelli, hasta olduğu iddia edilen hayvanların öldürülmesi için veteriner hekimlere meslek etiğine aykırı baskılar yapılmaktadır.
• Yasanın “2028’e kadar sürece yayılarak uygulanacağı” belirtilmişken, kapasitesi olmayan barınaklara baskı yoluyla kapasite aşımı dayatılmaktadır.
• Hayvanların yönetmeliğe dahi uygun olmayan alanlara kapatılması için kararlar çıkartılmaya çalışılmaktadır.
Açlık grevini altı güne çıkardılar; Ankara da katılıyor
İzmir Yaşam Hakkı Savunucuları, hayvanlara uygulanan şiddet,
toplatma ve katliamlara karşı İzmir ve İstanbul’daki açlık grevini altı güne
çıkardıklarını açıkladı. Ankara’daki yaşam hakkı savunucularının da açlık
grevine başlayacağını bildiren hak savunucuları, hayvanların yaşamını doğrudan
hedef alan “katliam yasası”nın geri çekilmesini istedi.
Yaşam Hakkı Savunucuları, AKP ve CHP’yi sokaktaki hayvanları
toplatma faaliyetini derhâl durdurmaya çağırdı.
Belediyelerin sokaktan toplatma sırasında hayvanların ölümüne neden olmasına ve barınaklardaki hayvan katliamlarının artmasına mukabil CHP, “Hayvan Bakımevleri İzleme ve
Değerlendirme Komisyonu” kurduğunu açıkladı. Komisyonun CHP’li belediyelere ait
hayvan bakımevlerini yerinde inceleyerek, hayvanların yaşam koşullarını,
bakımevlerindeki sağlık, hijyen, beslenme ve rehabilitasyon standartlarını
gözlemleyeceği belirtildi.
Komisyonun kurulmasıyla ilgili konuşan İzmir Yaşam Hakkı
Savunucularından Avukat Bilge Berk, “Şu an CHP’li belediyeler hayvan
barınaklarında gönüllüleri içeri almıyorlar. Hatta Osmangazi’de olduğu gibi
gönüllüler, hak savunucuları barınağa gelip içeri girmek istediklerinde belediye
yetkilileri polis çağırıyor. CHP eğer samimiyse komisyonun hayvan hakkı ihlallerini
takip eden sivil toplum kuruluşları ve hayvan hakkı gönüllüleriyle birlikte
çalışması şart. Şimdiye kadar bize böyle bir davet olmadı.” dedi.
Yaşam Hakkı Savunucuları taleplerini şöyle sıraladı:
• “Katliam Yasası” derhâl geri çekilmeli, hayvanların yaşam ve özgürlük haklarını güvenceye alan yeni bir yasa oluşturulmalı. Yeni yasada 5199 sayılı kanunun 6. maddesindeki “kısırlaştır, aşılat, yerinde yaşat” ilkesi korunmalı. Hayvan hakları anayasal güvence altına alınmalı.
• Ölüm kampı barınaklar derhâl hayvan hastanesine dönüştürülmeli. Kırdan kente kısırlaştırma seferberliği başlatılması için tüm il ve ilçelerde kısırlaştırma ve ilkyardım üniteleri oluşturulmalı.
• Toplamalar derhâl durdurulmalı. Hayvanlar için tedavi merkezine dönüşene kadar tüm barınaklarda şeffaf yönetime geçilmeli; gönüllülerle ortak protokoller imzalanmalı. Barınaklar 7/24 halkın ziyaretine açık olmalı; hayvanların haklarına yönelik ihlallerin tespit edilebilmesi için her bölümün net şekilde gözlenebildiği kamera sistemine geçilmeli. Çalıştığı kurumda bulunmayan ama çağrıldığında gelen “icapçı veteriner hekim” uygulaması tamamen kalkmalı, her il ve ilçede 7/24 çalışan veteriner hekim ve teknik kadro sağlanmalı. Özellikle “muhalefet” partileri belediyelerinden bu konuda açık beyan ve somut adımlar talep ediyoruz.
• “Pet” olarak kategorize edilerek bir meta gibi alınıp satılabilen tüm hayvanların üretim ve satışı yasaklanmalı, yasağa aykırı hareket ederek suç işleyenlere caydırıcı ceza uygulanmalı.
• Hayvana şiddete caydırıcı cezalar getirilmeli ve hayvana şiddeti kurumsal hale getiren belediyeler de bu kapsama alınmalı.
• Toplum huzuru ile barışını bozacak şekilde hayvanları hedef hâline getirip hayvanlara ve hayvan hakkı savunucularına yönelik şiddeti ve öldürmeyi aşılayan, yazılı ve sözlü medya şirketlerine ve sorumlularına caydırıcı idari para cezaları getirilmeli, Güvenli Sokaklar Derneği ve benzer hayvan düşmanı oluşumlar kapatılmalı, yöneticileri yargılanmalı.
